Buğu Şirin: Peki ya sence şekerli süt mü, tuzlu kahve mi? diye sordum Havuç'a.
Buğu Şirin: İkisini de daha önceden denemediği için gözlerini açıp boş boş baktı yüzüme.
Buğu Şirin: Çok tatlıydı gydkehsojsk
Buğu Şirin: Aaa Havuç'u kısırlaştırdım geçen sene abi.
Buğu Şirin: Söylemeyi unutmuşum...
Buğu Şirin: Neyse!
Buğu Şirin: Bak şimdi bu her sabah benim yüzümü yalıyordu ya, sadece yalamakla kalmadı bir süreden sonra.
Buğu Şirin: Saçma sapan sesler çıkartıp halıda yuvarlandı, geldi üstüme çıkıp havladı filan.
Buğu Şirin: Şaşırdım.
Buğu Şirin: Ben buna baktım haftalarca, bu bana.
Buğu Şirin: O beklentiyle bakıyordu tabii.
Buğu Şirin: Veterinere gidince çiftleşme dönemi olduğunu söyledi...
Buğu Şirin: Anneanne olmak için çok gençtim...
Buğu Şirin:

Buğu Şirin: O da anne olmak çok genç!
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirinm | Çevrim içi
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin: Şey, onu görmeni isterdim...
Buğu Şirin: İlk senesinin her anını anlattım sana ama şu son bir sene...
Buğu Şirin: Özür dilerim.
Buğu Şirin: Söz veriyorum onu en kısa sürede yanına getireceğim.
Buğu Şirin: Hem biliyor musun o seni tanıyor.
Buğu Şirin: Odamda fotoğrafın vardı.
Buğu Şirin: Hep fotoğrafını yalardı.
Buğu Şirin: Çiftleşme döneminde de yalıyordu...
Buğu Şirin: Pekâlâ, bir daha ağlarken gülmemeliyim.
Buğu Şirin: Aynadan kendimle göz göze geldim, deli gibi gözüküyorum.
Buğu Şirin | Çevrim dışı
Pusat Şirin | Çevrim içi
Pusat Şirin | Yazıyor...
Pusat Şirin: Dünyanın en güzel delisi...
●Silindi.

Ufak bir ara vereyim, siz de o sırada şu bölümleri oylamaya gidin.
.
Buğu Şirin: Silindi mi?
Buğu Şirin: Ne?
Buğu Şirin | Yazıyor...
Pusat Şirin: Hattın bir sonraki kullanıcısıyla konuşuyorsun...
Buğu Şirin | Çevrim içi
Pusat Şirin: Son dört senedir hat ben de.
●İletilmedi.
Pusat Şirin: Son bir senedir hat ben de.
.
Eray Dokuz: Özledim...
Eray Dokuz: Hayallerimi dinlerken gülmeni özledim...
Eray Dokuz: Yanaklarımı sıkıp, "Yanaklarını incelt!" demeni özledim...
Eray Dokuz: Yemek yaparken sana bulaştığımda unu kafama fırlatmanı özledim...
Eray Dokuz: Sekiz gün oldu, Buğu.
Eray Dokuz: Keşke giden sen değil, Doruk olsaydı.
Eray Dokuz: Keşke sen kalan olsaydın...
.
Buğu Şirin: Baksana, iki gün oldu.
Buğu Şirin: İki gündür bu hatta yazamıyorum.
Buğu Şirin: Bu beni rahatsız ediyor.
Buğu Şirin: Karşımda biri olması beni rahatsız ediyor...
Buğu Şirin: Abimin hattı o benim.
Buğu Şirin: Lütfen hattı bana satar mısın?
Buğu Şirin: Parasını sana gönderirim,
Buğu Şirin: Yapman gereken tek şey hattı telefonundan çıkartmak.
Buğu Şirin: Yeni hat alıp, sana bile gönderebilirim.
Buğu Şirin: Lütfen hattı çıkarır mısın?
Pusat Şirin: Üzgünüm, çıkartamam.
Pusat Şirin: Yazmaya devam etsen benim için problem olmaz.
Pusat Şirin: İstersen seni sessize alayım,
Pusat Şirin: Gün sonunda ise bütün mesajlarını silerim?
Buğu Şirin: Silmek mi?
Buğu Şirin: Şey, arşive atsan?
Buğu Şirin: Silmek kulağa kötü geldi.
Pusat Şirin: Pekâlâ, arşive atacağım.
.
Eda Seda:

Eda Seda: Selam sev.
Doruk Erzem: Sev?
Eda Seda: Sevgilinin kısaltması işte.
Eda Seda: Neyse yakışıklı, dur.
Eda Seda: Bırakta devam edeyim.
Eda Seda: Nasılsın balına sütlaç olduğum?
Doruk Erzem: Efendim?
Doruk Erzem: Eda, kafan mı iyi?
Eda Seda: İyi olmadığımı şu an fark ettim.
Eda Seda: Fazla içki içmişim...
Doruk Erzem: Hâlâ düzgün yazdığına göre fazla içmemişsin.
Eda Seda: Bebeğim ben klavyedeki harflerin yerlerini ezbere biliyorum.
Eda Seda: Ayrıca çocukta değilim.
Eda Seda: İçki içince azıtmam.
Doruk Erzem: Peki, öyle olsun.
Doruk Erzem: Neden yazdığını söyleyecek misin?
Eda Seda: Ayrılmışsınız?
Doruk Erzem: Kiminle?
Doruk Erzem: Buğu'yla mı?
Doruk Erzem: Hayır, ayrılmadık.
Eda Seda: Engel yemişsin diye duydum.
Doruk Erzem: Senin kaynaklar benim yakın çevre herhâlde.
Eda Seda: Öyleydi.
Eda Seda: Şu an trip atıyor, aptallar.
Eda Seda: Neyse sen onu bunu geçte,
Eda Seda: Ayrılmanızın şerefine kokteyl içelim mi?
Doruk Erzem: Ayrılmadık, Eda.
Eda Seda: Terk edilmenin şerefine içelim o zaman?
Doruk Erzem: Terkte edilmedim, Eda.
Eda Seda: Yüz üstü bırakılmanın,
Eda Seda: Örselenmenin,
Eda Seda: Ötekileştirilmenin şerefine içelim?
Doruk Erzem: Bu dediklerinin hiçbir olmadı.
Eda Seda: Pekâlâ, o zaman gökyüzünde uçan kaplumbağanın şerefine içelim?
Doruk Erzem | Yazıyor...
Doruk Erzem | Çevrim içi
Doruk Erzem | Yazıyor...
Doruk Erzem: Hayır.
Eda Seda: Çok nazlısın.
Eda Seda: İstemiyor musun beni?
Eda Seda: Hadi ama yavrum, çok zorluyorsun.
Doruk Erzem: Aramızda ne var bilmiyorum ama sence de benim söylemem gereken şeyleri söylemiyor musun?
Eda Seda: İçine girmeyeceğim, Doruk.
Eda Seda: Yalvarma.
Eda Seda: Hadi bana eyvallah, daha fazla uğraşamam seninle.
Eda Seda | Çevrim dışı
Doruk Erzem: Sanki uğraş dedim geri zekalı.