Cenkay'ı daha önce defalarca dinlemiştim. Annemin piyanosunu çalarken, balkonda kemanını çalarken, odasında gitar çalarken, koruda yan flüt çalarken... Ama ilk defa şarkı söylerken dinliyordum. Sesinin güzelliği bir yana, şarkıyı sahiplenmesi ve söylemesi insanı o şarkının yarattığı dünyaya sürüklüyordu. Şarkıda anlattığı her şey gözümün önünden resmen bir film şeridi gibi geçti. Daha karnındakiyle ne yapacağına karar verememiş ben, onu Cenkay'ın kucağında hayal ederken buldum kendimi. Şarkının sonlarına doğru içinde bulunduğum gerçekler bir kere daha yüzüme çarptı. Engel olamadığım göz yaşlarım Cenkay'ın da dikkatini çekti. Gitarını hemen kenara bırakıp, uzanıp ellerimi tuttu. ''Neden ağlıyorsun? O kadar mı kötü olmuş şarkı?'' Beni neşelendirmeye çalıştığı ortadaydı ama benim içime tuh

