Burnumdaki şeyi itmek için elimi kaldırdım. Kafamda tencere tava çalıyorlardı sanki. Fil tepinmesi olayı bile daha iyi olabilirdi ama tencere gürültüsü hiçbir şeye benzemezdi. "Çek şunu." Duyduğum gülme sesiyle gözlerimi açmak için zorlanırken "Mavi göz hadi uyan." Dedi Çakıl. Çakıl? Ya rüya değil miydi? Oysaki rüya gibiydi. Tek gözümü açıp bedeninin yarısını üstüme çıkarmış sevdiceğime baktım. Yok valla rüya değildi. "Günaydın güzelim." "Günaydın da Çakıl çimciklesene beni bir bakayım." "Neden ki?" Kaşlarını çatsa da uzattığım kolumu sıktı. Oha! "Ya tamam acıdı bırak gerçekmiş." Olayı kavradığı an kahkaha attı. Kafasını boyun çukuruma yerleştirip kollarını da belime sardığında derin bir nefes aldım. Ben böyle olacağını hiç düşünmemiştim ki. Saçlarıyla oynarken mırıldandım. "Çakı

