Kardeşlik evi geniş ve yeşil bir arazinin üstüne kurulmuş üç katlı, beyaz dış cepheye sahip kocaman ve zengin görünen bir saray yavrusuydu. Ön bahçeyi ortadan ikiye ayıran patika yolun sağında devasa bir basket sahası, solunda ise güzel bir örüntüyle yerleştirilmiş dört küçük çardak vardı. Çardakların etrafı küçük yapraklı sarmaşıklarla ve sarı ışıklı ledlerle kaplanmıştı. Küçük peri evlerine benziyorlardı. Burada saatlerce oturup kitap okumak ne güzel olurdu. Ayrıca tam olarak insana ilham verecek bir yere benziyordu. Eğer yakın zamanda sürekli olarak Kardeşlik evinde takılmaya başlarsam buraya bilgisayarımla gelip yazı ödevlerimi ve işlerimi halledebilirdim. Kitapçı için çok daha ferah ve tatlı bir muadil olmuştu bu çardaklar. Aklıma kitapçı gelince derin bir iç çekip Harold ve River And

