Sabah erkenden uyandım, erken hatta çok erken. Elimi yüzümü yıkadım sporcu taytımı giydim, tişörtümü giydim ve ayakkabılarımın bağcıklarını bağladım. Gayet rahat bir şekilde yataktan kalktım. Biraz kendimi esnettim sonra ellerimi birleştirdim ve çıtlattım. Kafamı sağa sola çevirdim ve huh işte hazırdım! Keyifli bir gülümseme ile odadan çıktım. Benim odamın yani canım odamın - şimdi kıymetini daha çok anlıyordum- önünden geçtim ve tabiki de kapıyı açıp bakmadım! Acaba baksa mıydım? İyi miydi? Neyse ya. Sonra... Belki sonra... Sakince merdivenleri çıktım üst kata geldim malum kapının önünde durdum. Sonra kapıyı olabildiğince sert bir şekilde açarak "Koğuş kalk!!!" diye bağırdım. Asu yerinden sıçramıştı bile. "Neler oluyor ya? Deprem mi oldu?" diyerek doğruldu yatakta. "Ahh kusura bak

