Semra Hanım... Toplantıdan çıkmış odama geçmiştim. Başımın ağrısıyla yavaşça koltuğuma oturdum. Asistanım Burcu odaya girdi ve ihtiyacım olup olmadığını sordu. Onu kibar bir dille geri yolladım. İhtiyacım olan tek şey vardı o da şuan burada değildi. Zaten burada olsa da benden nefret ederdi. Çekmeceden çıkardığım ağrı kesiciden bir tane ağzıma attım ve suyumu içtim. Ellerimle nazikçe başıma masaj yapmaya başladım gözlerimi kapattım. Gözümden akan bir damla yaş yanaklarıma doğru süzülmeye başladı. Keşke yıllar yıllar öncesine gitme şansım olsaydı. Barış minicik ayaklarıyla bana doğru yürümeye çalışsaydı ve ben korkuyla, endişeyle ve en çokta sevgi dolu gözlerle ona baksaydım. Sonra o pat diye düşseydi bende telaşla yanına gidip onu kucaklayıp öpseydim. Öpseydim de acılarını dindirseydi

