Barış... Mutfak balkonunda sandalyeye oturmuş Fırat'tan arakladığım sigarayı tüttürüyordum. Normalde sigara içmeyi sevmem, hatta annem görse bu durumdan pek hoşnut kalacağını da sanmıyorum. Kötü bir çevrem olmamıştı hiç. Bütün arkadaşlarım temiz, işinde gücünde, iyi aile terbiyesi almış insanlardı. Zaten sonradan en iyileri de Kayra ve Buğra olmuştu. Onlar benim canım, ciğerim, ailem, dostum, her şeyim olmuştu. Ama onların da kötü huyları yoktu. Can sıkıntısından aşağıya inmiş, isminin Fırat olduğunu öğrendiğim çalışanlardan biriyle sohbet etmiş, masada sigara paketini görünce uzanamadan edememiştim işte. Bir kere de ben yanlış bir şey yapayım şu hayatta bu kadarını da hakettim bence. Parmaklarımın arasındaki sigaradan bir nefes daha aldım. Ne zaman yalnız kalsam içime çöreklenir bu

