GÖKÇE İşte o, hiç gelmesini beklemeyeceğim zaman gelmişti. Bu cidden yaşanıyor muydu? Hem de şimdi? Yataktayken ve çıplakken! Bazen ağzımı dilimle beraber dikmek istiyordum. Çünkü bunların kahrolası sebebi açılmaya hevesli dudaklarım ve konuşmaya bayılan dilimdi. “Konuşmaya hevesli değil gibisin,” diyen Kağan saçımı okşamaya devam ediyordu. Beni bunun için suçlayabilir miydi? O benimle bu kadar özverili bir şekilde ilgilenirken konuşmak öyle kolay olmuyordu. Hele de sakinliğini kaybedeceğini düşününce. “Eskiden,” diyerek geçiştirmeye çalıştım. “Sonradan seni unutmak istedim.” “Neden bir solucan gibi kıvrandığını düşünüyorum?” diye sordu. Aynı zamanda gözlerimi ondan kaçırmayayım diye çenemi tutmuş ve bakışlarımı sabitlemişti. Küçük bir nefes aldım. Sanem olayı aramızda zaten askıda k

