"Bunu cidden almak zorunda mıyız?" diyerek oflayan Tuğçe'ye baktım. Allah'ım iyi hoştu ama zevksizdi bu kız. Birazcık daha zevkli, en azından renklerden anlayan bir arkadaşım olamaz mıydı benim? Farklı olacak farklı olacak diye diye delirtecekti beni burada. Vallaha carpacaktim ağzının orta yerine bir tane, sonra bizim de çok farklı bir arkadaşlığımız olacaktı. Görecekti sonra farklılık nasıl oluyor? "Allah belamı versin ki cadı kostümü giydiririm sana Tuğçe. Hem yakışır hem de yadirgamayiz." diyerek dikkatle süzdüm onu. Sonuçta o da az cadı değildi. Yakışırdı. "E yakıştı da. Güzel değil mi işte?" "Ya hiç benlik değil ki. Yakışıp yakismamasi da sorun değil bu yüzden. Ben ben gibi hissetmiyorum bunun içinde. Hem altı üstü nikah be." Ne? Lan evleniyorsun manyak. Ne altısı ne üstüsu yahu? A

