"Ihım ıhım... Ses deneme. Bir, iki ,üç... Lan duyor musunuz beni?" Elimi alnıma koydum ve "işte." bakışları atmaya başladım. Sinan bizi toplamıştı. Hala nedenini de bilmiyordum. Yüksek bir taşa çıkmış ve su şişesini de mikrofon yapmıştı. Bu çocuk hiç büyümeyecek. "Saçmalama da bizim burada ne işimiz var onu söyle." Mavi gözlü konuştu. Bu çocuğu da tanımıyordum. Her şey bir farklıydı. Bizimkinlerin boyu uzamış ve değişmişlerdi. Kim olduklarını bilmediğim kişiler bizim grupla takılıyordu. O sapık dışında yeşil, mavi ve siyah gözlü 3 erkek daha vardı. Bizimkiler onları tanıyor gibiydi ama ben tanımıyordum. Belki okulda birkaç kere görmüşümdür. O kadar. Herkes normal gibiydi ama değildi. Her yer değişmişti. Tuhaf yazılar buluyordum. Hele hele şu kahve gözlüyle ilgili. Göz ucuyla ona bakt

