"Kalk kız oradan!" Arkamdan Ahmet'in itmesi üzerine oturduğum yerden usta bir şekilde kalktım. Yere yapışacaktım gerçi ama neyse. "Lan ayı yavaş ol biraz!" Umursamadı ve derin nefes vererek beni kaldırdığı yere oturdu. Yüzünde aptal bir sırıtış vardı ve nedense içimden bozmak gelmiyordu. İyi günümdeyim sanırım. "Bana ekmek arası getirir misin?" 'Kalk kendin al!' demedim. Dediğim gibi niyeyse bugün insanları mutlu etmek istiyordum. Başımıza taş yağacak. Masadan hazır ekmek aralarından birini aldım ve Ahmet'e götürdüm. Gayet kibar bir şekilde teşekkür etti. Yok biz bugün toplucak hayvanlıktan çıktık. İnsanlığa emin adımlarla ilerliyoruz. Polat'ın evinin bahçesinde mangal yapıyorduk. Gerçi bahçe demeye bin şahit arar. Bizim mahalle parkından büyük maşallah. Zengin it. "Bulamadın mı

