Gecenin çoğunu onu izleyerek geçiriyorum. Madem artık oyun başladı, hatta belki de sona yaklaşıyor; o zaman yokluğuna katlanabilmem için varlığına doymam gerek. Bana olan sevgisi ve güveni uykusunda bile dışarı taşıyor. Bazen adımı sayıklıyor, bazen parmakları kalbimi bile okşuyor. Artık bedenim onun dokunuşlarına basit tepkiler vermekten vazgeçti. Onu istemek yerine hissetmek istiyorum her seferinde. Küçücük bir öpücük bile beni tatmin edebiliyor ondan geldiği sürece. Saçlarına küçük öpücükler konduruyorum. Uyanmasını bir yanım istiyor ama diğer yanım onu izlemeye doyamıyor. Burnunu, dudaklarını, alnını, çenesini küçük öpücüklerimle dolduruyorum. Ürperiyor ama uyanmıyor. Ben de vazgeçiyorum onu uyandırma isteğimden. Başımı yastığıma yaslayıp belini daha sıkı kavrıyorum. Gözlerimi kapa

