Küçük bir tebessümle doğdu güneş o sabaha... Oturduğu koltukta kıpırdandı adam, hiç uyumadığı ayrıntısını boşlayıp, misafir odasının yatağında uyanıp, başı yastıkta ona gülümsüyordu sevdiği kız. Gördüğü en güzel kadının kokusunun sindiği bu odada geçirecekti o gider gitmez saatlerini, yazdı kafasına. "Günaydın," diye fısıldadı kız. Ellerini birleştirip başının altına yastığının üzerine koydu. Esneyecek olunca ellerinden birini çekip ağzını kapadı. Serdar da böylece gülümsedi. "Uyandırmaya geldiysen beni, bugün cumartesi ben çalışmıyorum." Dudaklarını büktü adam başını iki yana sallarken. "Ben de çalışmıyorum." "Hı, resmi dairede çalışıyor olmalısın o zaman." "Devlet memuruyum evet..." "Sıkı rüşvet alıyor olmalısın." "Tam isabet..." Gülerek toparlandı Esma. Üzerinde akşamdan kalma

