Yaklaşık sekiz saatlik bir yolculuktan sonra sabahın ilk saatlerinde ķöyün kırmızı kiremit evleri görülmüş.Cemil'in içinde koyunların, köpeklerin ve ineklerin sesleri cıvıldaşmaya başlamıştır.Evleri köy meydanına yakın bir yerde şırıl şırıl akan bir derenin kenarında,söğüt ve kavak ağaçlarının arasında bahçeli bir evdir.Eve yaklaştığında gençliğinde evlerinin arkasındaki tavuk kümesinin yanında oynaştığı figeni görür ve gençliğinde kümeste Figen'e yaptıkları aklına gelir. Düşündükçe siki okadar sertleşir ki uzun zamandır böyle bir sertleşme yaşamamıştır.Lakin figende cemille aynı yaşta olmasına rağmen hala vücudu genç durmakta,memeleri ve götü irileşmiş daha da çekici bir hal almıştır.Yaninda karısı ve çocuğu olmasa araba ile önünü kesip gençliklerinde yaptıklarını tekrar yapmayı istedi.Cemil bunları düşünürken figende arabanın içindeki cemil'i gördü.Cemil hemen kafası ile bir selamlama yapıp figenden uzaklaşırken..
Nuray:Bu kim cemil..
Cemil:Gözlerindeki gülümsemeyle figen.
Nuray: Adını sormadım gözlerin döndü karıyı görünce
Cemil: Yaaa canim ilkokuldan arkadaşım.
Nuray: Sende okulda oğlunun yaptıklarından yapmadın umarım.
Cemil:Yok artık daha neler terbiyesiz terbiyesiz konuşma..)
Halbuki Cemil oğlunun yaptıklarından daha fena şeyler yapıyordu.
Artık evlerinin önüne gelmişler.cemil'in yaşlı annesi Halime nine kapının önünde bastonuna dayanarak çocuklarına sarılmak için ayağa kalkar.Yavrulariyla hasret giderdikten sonra bahçedeki sedirin altındaki masada bir yorgunluk çayı icmek için otururlar.Halime nine kapının ağzından içeriye bağırır.Kızım çayları getir...
Cemil: İçerideki kim anne.
Halime :Ablanın kızı Sude.siz geleceksiniz diye ben çağırdım.bana yardım etsin diye ablanı çağırdım.Ablanda kocasıyla tarlaya gitmisler.Sagolsun sude'yi göndermis oda.
Derken elinde cay tepsisi ile sude belirir.