Anneler Okuyor /Tohumdan Uyanış

602 Kelimeler
Deja vu hissini bilir misin? Bir anının beklenmedik bir yerde, ansızın tanıdık oluşunu? İlk kez yaşanılan anın bilinirliğinin tuhaflığı içindeyken, “Acaba ne zaman yaşamıştım aynı şeyleri?” sorgulamalarını? Hatırımızda bulunmayan şeylerin bir anda bizi kıskıvrak yakalamasıyla düştüğümüz o bilinmezin içerisinde kıvranırken, zihnimizin önceden yuttuğu her anıyı ansızın karşımıza çıkarması ne kadar tuhaf, ne kadar inanılmaz değil mi? İnsanoğlu en çok gözlerinin önünde gerçekleşenlere kördür derler. Sence de öyle mi? Bence biraz konuşalım. Sana uyanışın tohumunu anlatacağım, iyi dinle olur mu? Yaşım henüz yirmi üç… Koca seneler yığını itmedim henüz bu dünyanın sırtından. Ama bildiklerimin yükünü paylaşmak isterim. Beraber kaldırırsak her şeyin taşıması kolay olur… Bir klavyenin başında canhıraş harflere basarken, aslında yeni bir şey oluşturmanın heyecanından ziyade ilerleyen günlerde, bir harf basışın bambaşka hayatlardaki dokunuşunu (görememe ihtimalim olsa da) hissedecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Hayatı anlamlandırarak görmeye çalışan herkes, bir eylemin sonrasında durdurulamayacak kadar hızla başka eylemlere dönüştüğünü bilir. Bizden kopan her dokunuş, bambaşka kapılara aralanır. İşte bu durumun kontrol dışı ilerlemesi belki de insanoğlunun “insan olduğunun” en güzel göstergesidir. Sana, işte bu zincirleme eylemlerin, yani genel adı ile hayatın dokunarak genişleyen muazzam bir yanını anlatacağım. Bir tohumun seni sen yaparken, sana nasıl dokunduğunu fısıldayacağım. Bunu öğrendikten sonra yere düşen her tahıl için nasıl gelecek adına endişeleniyorsak, bu kez atılan her tohum için beraber uyanacağız… Uyanışın adım sesleri küçük bir tohumda saklı. Her varlığın yaydığı bir ışığı olduğunu ve bu ışıkların hayra ve şerre göre renk değiştirdiğini üniversite sıralarında öğrendim. Oysa anneannem, torağa atılan tanelerin her buluşmasında bunu biliyormuş meğer. Ağzından dökülen her “Bismillah…” bunun içinmiş. O gittikten tam dokuz yıl sonra öğrendim ben bunu. Bize, bedenimize girmek için ulaşan her şey hikayesi ile beraber gelir. Hikayenin güzelliği, ürünü sağlam kılar. Bazen yanlış söylenen bir sözün bile kirletebildiği bir yolculuk bu. O nedenle gelen her şeyin hikayesi de, yolu da en az kendisi kadar kıymetlidir. Bir ekmeği oluşturan un, unu oluşturan buğday, buğdayı öğüten değirmen, değirmenden önce var olunan tarla, onu biçen eller… Biliyorum takibi zor bir yolculuk bu ama hatırlatmak isterim ki, uyku derinse uyanmak için verilen çaba çetrefilli olur. Biz çetrefilli yolların yaygın olduğu bir asrın çocuklarıyız. Çırpınmak en büyük mecburiyetimiz… Sen beni bilmezsin ama henüz çiçeği burnunda bir psikoterapistim ben. İnsanı insanlaştıran, zihnini ve ruhunu adam eden şeyler listesinin neredeyse en başında lokmalarımızın olduğunu fark etmem, hayatımın şekil değiştirdiği nadir anlardan biridir. Yenilen ürün yeteri kadar emilir akabinde dışkı ile atılır hikayesinin koca bir yalan olduğunu bildirmek isterim. Helal ve Tayyib olan her şey bizi, şu anki eylemlerimizi yakından ilgilendiriyor. Yeni bir uykuya dalış seremonisi de bir lokma ile başlarken, kocaman bir uyanışın tohumu da bir lokma ile başlıyor. Ruhun… İşte orası helal ve temiz bir lokmanın en çok birikmek istediği yer. Ve yine ruhun… Belki de haram ve kirli lokmanın en çok biriktiği yer… Ayağa kalkamamanın, dik duramamanın, adım atamanın, devamlı yerinde saymanın sebebi… Ben anneannemin “bismillah…” deyişini alışkanlıktan zannederdim, oysa kirlenen her yerde yeniden bir başlangıç oluşturmanın anahtarıymış. Ben ondan, o en sevdiğinden (sav) öğrenmiş. Şimdi helalin ve temizin ruhunu aydınlatacağını söylüyorum. Başta sana fısıldadığım deja vu, zihnimizde dokunduğumuz alakasız notaların beynimizde nasılda uç uca yerleştiğinin bir göstergesiyse; ağzımıza atmadan önce hikaye biriktirmiş o lokmanın ruhunda uç uca dokunacağına emin olabilirsin. Uyanış için çaba harcayacak bir avuç insan gibi gözüksek de, çaba harcanmış temiz bir lokma ile uyanışın geleceğine inan. Çünkü matematik rahmet karşısında daima yenilir. Azlar, çoktan büyüktür. Helal bir lokma ruha bürünür. Bir tohum, âlemi uyandırır. Ruhumuzdaki birikenleri temizleyelim mi şimdi? Anneler Okuyor Okuma Grubu İçin Yazılan İlk yazımdır. Madem yaşayış Şeklimiz bir nefes alma devriminden ibaret, o halde her lokmadan sorumluyuz... ** Selamun aleykum Selam Ve Dua İle...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE