Kaya’dan Gece deniz kokuyordu. Tuzlu, ağır ve kirli. Limanın havası her zaman böyledir; pas kokar, mazot kokar, ihanet kokar. Arabadan indiğimde ayakkabımın altındaki beton ıslaktı. Ya yeni yıkanmıştı ya da biraz önce birileri kanını silmişti. Bu şehirde ikisi de mümkün. Ceketimin düğmesini ilikledim. Rüzgâr sertti ama ben daha serttim. Arkamda dört araç vardı. Adamlarım sessizce dizildi. Kimse yüksek sesle konuşmaz benim yanımda böyle gecelerde. Çünkü bilirler; ben bağırmam. Ben karar veririm. “Yerleri belli mi?” diye sordum. Murat bir adım öne çıktı. “Abi, 3 numaralı hangarda. Silahlılar.” Başımı hafifçe salladım. Beklediğim gibi. Demir aptal değildi. Ama sabırlı da değildi. Benim evlendiğimi öğrenmesi uzun sürmemiştir. O adam gururuna yenilir. Ben stratejiyle hareket ederim, o duyg

