Bu güne kadar yediği önünde, yemediği ardında yaşadığım hayatımın, adını koyamadığım o eksiğini tamamlayacak olan; meğer doğru kişiyle atılan imzaymış. Bir tek imza hem büyük bir rahatlama hem de büyük bir sorumluluk getirebiliyormuş meğer. Benim akıl edemediğim ama Ayşegül'ün aklına gelen o evlilik nişanesi alyansın olduğu eli göğsümde, başı boyun girintimde uyuyan Halide'nin her zarresini aklıma kazırcasına inceliyorum şimdi. Küçücük burnu, burnuna ve yanakarına yayılan, yakından bakmayanın fark edemeyeceği silik çilleri, uzun kirpikleri, dolgun ve öpülmekten kızarmış, daha da dolgunlaşmış dudakları bundan böyle geride kalan hayatımın her sabahının manzarasıydı. Boğazı gören yalıdaki odamın manzarası için insanlar servet ödemeyi göze alırdı belki ama benim şu andaki manzarama kimse paha

