"Bir durumu ancak onu kabullenerek değiştirebilirsiniz. Şoka uğramamayı şok olarak öğrenmek zorundasınız. Panik yüzünden sürekli panik halinde yaşamamayı. Değiştirebildiklerinizi değiştirmeyi, değiştiremedikleriniz yüzünden yılmamayı." Panik duygusu bir bedene bürünmüş olsaydı, şüphesiz Leman’ı tarif ederdim. Sol yanımda duran bedeni şiddetli bir zelzeleye tutulmuş gibi titriyor, Yiğit’in adını duyması bile bedenen tepki vermesine yeterken; onun şimdi burada, babasının da hazır bulunduğu akşam sofrasında boy gösterecek olması onun açısından kesinlikle katlanılmaz bir hal alıyordu. Onu düşünmekten Yiğit’in buraya ne sebeple gelmiş olabileceğine bir türlü yoğunlaşamamıştım. Efe onun adını duyar duymaz kapıda karşılamak için hareketlenmiş, ancak Hüseyin Gedikli hizmetliden onun için de bir

