“Babamla karşılaştım.” Gözlerinde gördüğüm acı dilinden dökülen gerçekle birleştiğinde kollarım boynuna dolanmış ve onu sıkıca kendime çekmiştim. Başını göğsüme yaslamış, koskocaman adam kollarımın arasında küçücük kalmıştı. Birbirimize sımsıkı sarılı halde dakikaları aştığımızda o anlatmaya başlayana kadar şaşkınlıktan soru bile soramamıştım. Babasıyla karşılaşmıştı ve bana bunu şimdi mi söylüyordu? Babasıyla nasıl ve nerede karşılaşmıştı? Şu an neredeydi? Türkiye’ye ne zaman geri dönmüştü? Sevkiyat ona mı gidiyordu? Altın sevkiyatına ne olmuştu? Tüm bunlar ekarte ettiğimiz, unutulmuş mevzulardı ve bunca zamandır içinde saklıyordu. Erkeklerin her şey içine atma olayından nefret ediyordum. Parmağı kesilse on yıl sonra mı haber verecekti yani bana? Onu da anlamak gerekiyordu tabii, bunca za

