Annesi uyandırmasa muhtemelen sabaha kadar uyurdu ama misafirler gelmişti ve hep beraber yemek yiyeceklerdi. Üzerindeki kıyafetleri değişip tamamen ayılabilmek için yüzünü yıkadı. Odadan çıkmadan kardeşine aldığı mezuniyet hediyesini çekmeceden çıkardı. Bir süredir istediği bir cep telefonu vardı. Henüz ülkede satışa sunulmamıştı ve alabilmek için bekliyordu. Biraz uğraştırmıştı ama yurtdışından getirtmeyi başarmıştı. İlk önce yemek odasına gitti ve elindekini kardeşinin oturacağı yere bıraktı. Sonrasında salona geçti. Dedesinin ve babaannesinin elini öptü. Yastıkların arasına gömülmüş oturan kardeşinin yanına geçti. ‘’Mektubu alabildin mi?’’ diye fısıldadı Azra. ‘’Burak bakıyor.’’ ‘’Dedenize o kadar dedim o arabayı alma diye dinlemedi beni. Neredeyse torunumdan olacaktım.’’ Azra baba

