Okuldan uçarcasına çıkıp Seyhun’un evine gittim. Selen’e dün bulduğum yalanı söylerken benden şüphe etmemesi için dua ediyordum. -Aileleri tarafından terk edilen , hasretle dönmelerini bekleyen , sevgileri de acıları gibi gün geçtikçe çoğalan yaşlı insanlar onlar. Onları biz de terk edemeyiz. Huzur evine gidiyorum yalanım toplumsal bir gerçeği fark etmemi sağlamıştı. O insanlar bizimde ailemiz sayılıyordu. Küçük bir tebessüm , hal hatır sorulmasını istiyorlardı. Maddi menfaat olmadan sadece içimizden gelerek onlara bahşedeceğimiz tatlı bir gülüş onlara verilen en güzel hediye. -Çok doğru söylüyorsun aslında. Onlara ilgi göstermeliyiz. Ben de geleyim. Derince yutkunup elimdeki bardağı yavaş bir şekilde tezgahın üzerine bıraktım. İki gündür sunumuna hazırlanmıyor muydu ? -Yani tabi

