Sevmek zor değildi, zor olan kimi seveceğini seçemiyor oluşundu... Üzerimde bin yıllık savaşı kazanan askerin yorgunluğu vardı. Mutluydum ama bunu belli edemeyecek kadar da yorgun. Şu an ayaklarımın yerden kesildiğini hissediyordum sanki biri omuzlarımdan yakalamış büyük kanatlarını çırpa çırpa gökyüzüne yükseltiyordu esrik bedenimi. İçimde nereden geldiğini bilmediğim bir enerji birikmişti. Çılgınlar gibi dans edip sesim kesilene kadar bağırmak ve tüm Istanbul'u ayağa kaldırmak istiyordum. Bir yandan da bunu yapamayacak kadar halsizdim. Bir yanım çıldırmak için bedenimi için için parçalıyordu , bir yanım hayattan sıkılmış bir köşede uyuklamak bir daha da uyanmamak istiyordu. Boynumdaki kolyeye dokunurken kendi kendime gülüyordum. Bu kazandığım en kıymetli ganimetti. Seyhun gibi kibirli

