Uyandığımda Toprak'ın yönü bana dönüktü. Muhtemelen beklerken uyuyakalmıştı. Elimi alnımda yüzümde gezdirip ateşimi kontrol ettim. Geceye göre daha iyiydim. Benim kıpırdanışımı fark eden Toprak gözlerini açtığında elini alnıma götürdü. " Düşmüş." dedi daha çok kendi kendine. " Uyuyakalmışım." " Sen yat güzelim ben birşeyler hazırlayayım." diyerek yataktan kalktı. Saçlarımı okşayıp odadan çıktıktan uzunca bir süre sonra gelip beni çağırdı. Yemeğimizi yedikten sonra benim hiçbir şey yapmama izin vermeyip salona yolladı. Akşama kadar benimle ilgilenip yanımdan ayrılmadı. Onun salonda beni sarıp sarmaladığı battaniyenin içinde hastalığın son demlerini yaşarken Toprak da hazırladığı bitki çayını yudumluyordu. Ben koltuğa yan bir şekilde ayaklarımı uzatarak oturuyorken ayaklarım da Toprak'ı

