Acı yutkunuşlarla çıktı Vaha o kapıdan. Arkasında bıraktığı kadının ağladığını biliyordu, bu daha da dağlıyordu yüreğini. Göğsünün tam ortasına kızgın bir hançer bastırıyorlardı sanki. Öyle yakıcı bir his... Nare'nin artık onu istemeyeceğine emindi, en çok bu acıtıyordu canını. Bir de utanç vardı yanında. Fena bir utanç, bir acizlik... Ömrü boyunca hissettirdikleri o acizlik. O adam duyuyordu ya Nare'nin sesini, dudaklarından çıkan kelimeler Nare'nin kulakları ile buluşuyordu içi gidiyordu Vaha'nın. Şöyle Nare saatlerce konuşmak onu da dinlemek istiyordu. Ne var ki yalnızca elini kolunu hareket ettirip ondan kendini anlamasını istemişti. Aynı küçükken olduğu gibi. *** Avuçlarında sıkı sıkıya tuttuğu misketlerle çıktı demir kapıdan Vaha. Babası onu biraz sosyalleşmesi için aklından ç

