Şirkete çok da uzak olmayan sakin bir kafeye geldiler yan yana. Saat iş çıkış saati olduğu için de pek kimse olmayabilirdi. Duvarlar Yeşilçam yıldızlarının fotoğrafları ile dolu iken kafede kısık sesli bir müzik yankılanıyordu. Tüm yol boyunca yan yana yürümüş kaçamak bakışlarla birbirlerine bakıp gülümsemişlerdi. Daha çok Nare'nin bakışları kaçamaktı. Vaha ona hiç çekinmeden bakıyor, gözlerini ayırmıyordu yüzünden. Yolda birkaç kez Vaha'nın kolundan tutup ona yön vermek zorunda kalmıştı Nare. Sonunda kafelerin olduğu bu caddeye çıktıklarında herhangi birini parmak ucuyla gösterip Vaha'nın fikrini almak istemişti ama o melül melül Nare'ye bakıp başını sallamıştı yalnızca. İçeri girdiklerinde Nare Vaha'nın koluna dokunup köşedeki masayı işaret etmişti. Şimdi ikisi karşılıklı oturmuş gars

