Her zaman alışık olduğum tıkırtıların eşliğinde benliğimi saran o güvenli kolların arasında yolculuğa devam ediyorduk. Atlasın erkeksi kokusu ile yaz mevsiminin kokusu birleşerek burnuma doluyordu, bazen tekerlerkler taşa takıldığında hafifçe sallanıyordum o anda yine kahramanım beni nazikçe tutuyordu, bir eli belimi kavramışken diğer eli gümüş saçlarımı okşuyordu. Derin ve sesli bir nefes aldım bu nefesimi duymuştu. “İyi misin sevgilim?” Başımı kaldırıp ona baktığımda ormanları bile kıskandıran yeşilleri merakla parlıyordu, gülümsedim en saf halimle. Atlasın bir bakışı, bir gülüşü beni bu dünyadan koparmaya yetiyordu. Parmakları saçlarımdan, alnıma, oradan yanaklarıma ve her zamanki gibi dudaklarımda son bularak orada oyalanmaya başladı. Yeşil bakışları benden cevap beklese de şu anki d

