Ahmet.kaya: İşler boka sarıyor kanka
Ahmet.kaya: Sıçışım yakındır.
Ahmet.kaya: Ne ya!? Oturup anoniminle dertleşsen!
Ahmet.kaya: Ne arıyorsun yani!?
Ahmet.kaya: Bende niye salak salak devam ettiysem be!?
Ahmet.kaya: Offf çok dolmuşum! Daraldım resmen.
Yaşar.Ö çevrimiçi...
(Görüldü 06.32)
Yaşar.Ö yazıyor...
Yaşar.Ö: Ahmet abi bi s*ktir git ya!
Yaşar.Ö: Sabahın köründe s*ktin uykumu!
Ahmet.kaya: Abi senin niye bildirim sesin açık!? Mal mısın!?
Yaşar.Ö: Buse mesaj atarsa diye
Yaşar.Ö: Herkes senin gibi sap değil.
Yaşar.Ö: Ne derdin var da attın bana mesaj? Bi bok anlamadım mesajlarından.
Ahmet.kaya: Kanka sen bu kıza sanki fazla değer veriyorsun gibi ama neyse
Ahmet.kaya: Hani ben bir kıza anonim olmuştum ya
Ahmet.kaya: Kız rahat durmuyor. Araştırıp duruyor.
Yaşar.Ö: Eee yani?
Ahmet.kaya: Yani...
Ahmet.kaya: Yanisi yok. Sinirlerimi hoplattı.
Yaşar.Ö: Sen anonim olurken araştırmayacağını mı düşnüyordun?
Ahmet.kaya: Evet?
Yaşar.Ö: La bi defol git!
Yaşar.Ö: Az anonim kitabı filan oku.
Yaşar.Ö: Bok beyinli!
Yaşar.Ö: Sabah sabah zaten sinirimi hoplatmışsın bir de cahil cahil konuşuyorsun.
Yaşar.Ö: Gidiyorum ben!
Ahmet.kaya: Ne yani, nasıl oluyor da?
Yaşar.Ö: Ses kaydı atıcam be! Üşendim...
Yaşar.Ö ses kaydediyor...
Yaşar.Ö: Vazgeçtim
Yaşar.Ö: İguana can çekişiyor.
Yaşar.Ö: Kulağımda acıdı.
Yaşar.Ö: Dur bir dakika!
Yaşar.Ö: Seninki de acısın!
Yaşar.Ö ses kaydediyor...
Ahmet.kaya: Ne kadar vefalı bir arkadaş... Gözlerim yaşardı.
Yaşar.Ö: *Ses kaydı*
Bak sabah sabah ağzımı bozdurttun. Zaten zar zor konuşuyorum. Bak geri zekalı, anonimlerin anonim oldukları kişiler bu salakları bulmaya çalışır. Bu bir kural geri zekalı bok.
Yaşar.Ö: *Ses Kaydı*
Bu kızda doğal olarak seni arıyor. Tanımadığı biriyle sürekli konuşacağını mı düşündün? Hatta bak ben birkaç tane kitap okudum. İkisinden biri nasıl oluyorsa mutlaka karşı tarafı seviyor. Çünkü Gegrigzeakağlığlağ ne biçim esnedim lan!? Yani mal seviyesi yüksek oluyor böyle şeylerde.
Ahmet.kaya: Öyle miymiş?
Yaşar.Ö: Bi bok bilmeden seni anonimliğe iten ne?
Ahmet.kaya: Yeni hatımı kullanayım dedim. Ama instagramdan yazıyorum
Yaşar.Ö: Ne kadar geçerli bir neden!? Ne kadar da mantıklı. Waooww...
Ahmet.kaya: Tabii ki de!
Yaşar.Ö: Ben zıbaracağım. Kapa çeneni ve bana yazma!
Yaşar.Ö: Yoksa döverim!
Ahmet.kaya: Ne kadar sevecen bir insansın öyle (!)
Yaşar.Ö: Biliyorum. Ama inan bana sevdiğimi görmek istemezsin :)
Ahmer.kaya: Buse senin bu halini görse direk ayrılır be!
Yaşar.Ö: He he sen öyle san!
Yaşar.Ö çevrimdışı...
Ahmet.kaya çevrimdışı...
------------
_Ash_: Lan Mert!
_Ash_: Uyandın mı?
_Ash_: Erken uyanırsın sen.
Mert.k çevrimiçi...
(Görüldü 07.13)
Mert.k yazıyor...
Mert.k: Okul olduğu için mecbur erken uyanıyorum.
Mert.k: Derdin ne? Hayırdır?
_Ash_: Ters tarafından mı kalktın? Bu ne resmiyet?
_Ash_: Ürkütücü hissettirdin...
Mert.k: Sabahları henüz eğlenceli tarafım uyanmamış oluyor.
Mert.k: Okulu bulanın...!
Mert.k: Rüyamı mahvettiler be!
_Ash_: Offff...
_Ash_: Bayağı sinirlisin sen.
_Ash_: Ben ufaktan uzayayım.
Mert.k: Bence de artık ufaktan uzamaya başlamalısın.
_Ash_: Hahahaha çok komik
Mert.k: Anlat ne anlatacaksan.
Mert.k: Sana da çatmayayım sonra.
_Ash_: Peki abi... Kızma.
_Ash_: Anka beni arıyor.
Mert.k: Eeeee?
_Ash_: Bir ben mi tuhaf görüyorum bu durumu lan!?
Mert.k: Muhtemelen. Ddwvam et. (Devam et)
_Ash_: Senin gerçekten uykun var ya.
Mert.k: *ses kaydı*
Defol git!
_Ash_: Ayıp oluyor ama!
Mert.k: Konuta giy. Yaxamıuoeum...
(Konuya gir. Yazamıyorum.)
_Ash_: Belli zaten. Yazı demeye bin şahit arar.
Mert.k: Ahmet...
Mert.k: Zorlama.
_Ash_: Beni aramasıni istemiyorum. Bulmasını istemiyorum.
Mert.k: Neden?
_Ash_: Çünkü anonimken daha rahat bana karşı.
_Ash_: Ayrıca anonim olmayı daha çok seviyorum.
Mert.k: Cidden geri zekalısın.
Mert.k: Ya seni seviyorsa? Yani Ash'i.
Mert.k: N'apacaksın?
_Ash_: Öyle bir şey olmaz.
_Ash_: Tanımadığı birini sevecek kadar salak değil.
Mert.k: Ya salaksa?
Mert.k: Seni sevdiğini söylerse n'apacaksın?
_Ash_: Bilmiyorum. Düşünmedim.
_Ash_: Öyle bir ihtimal tuhaf geliyor.
Mert.k: Sen...
Mert.k: Anka'ya karşı aşk anlamında bir şey hissediyor musun?
_Ash_: Hayır...
Mert.k: Peki o sana hissederse onu kırmış olmayacak mısın?
(Görüldü 07.29)
Mert.k: Görükfü arman bu ihtinalun olduku gerveğiny degistiemiyor.
(Görüldü atman bu ihtimalin olduğu gerçeğini değiştirmiyor.)
_Ash_: Git elini yüzünü yıka.
_Ash_: Adam akıllı yazamıyorsun.
_Ash_: Ankayla konuşacağım.
Mert.k: İyi sohbetler.
--------------
_Ash_: Anka...
_Ash_: Tanıdığın birine aşık olma ihtimalin,
_Ash_: Tanımadığın birine olma ihtimalinden yüksek değil mi?
Anka_K. çevrimiçi...
(Görüldü 07.35)
Anka_K. yazıyor...
Anka_K. : Ne?
_Ash_: Okuduğun gibi...
Anka_K. : İkisi de aynı derecede.
Anka_K. : Neden soruyorsun ki?
_Ash_: Sadece merak...
_Ash_: Peki ideal tipin nasıl?
Anka_K. : Ne o bana aday mısın?
_Ash_: Ha ha ne kadar komik? Sadece soru. Merak ettim.
Anka_K. : Hımmmm...
Anka_K. : Benim öyle ideal bir tipim yok da...
Anka_K. : Dolgun dudakları, mavi gözleri, yumuşak saçları çok severim.
_Ash_: Öyle mi?
Anka_K. : Öyle.
_Ash_: Çevrende etkilendiğin öyle birisi var mı?
_Ash_: Okuldan filan?
Anka_K. : Var ama okuldan değil.
Anka_K. : Belki benim yanımda görmüşsündür.
Anka_K. : Ahmet adı. Piyano öğretmenim.
_Ash_: Ne yani sen ondan etkilendim mi?
Anka_K. : Evet. Hemde çok.
(Görüldü 07.45)
Anka_K. : Bir şey mi oldu?
_Ash_: Okula gitmem gerek de
_Ash_: Hazırlanayım.
Anka_K. : Tabii iyi dersler.
_Ash_: Sana da.
(Son görülme 07.49)
~~~~~~~~~~~~~~
Saçmaydı... Çoğu şey gibi bu da saçmaydı. Anka beni sevmiyordu. Değil mi? Neden sevsin ki?
Derin bir nefes verdim. Anlattığı ideal tip bendim. Lanet olsun! Neden bendim ki? Sanki başka insan yoktu.
"İki çocuğu olup borç batağında çırpınan ve para kazanamayan baba gibi gözüküyorsun Ahmet." Yaşar elindeki maden suyunu bana uzattı. Elinden aldım ve kafama diktim. Ahhh... Limonluymuş.
"Kız yüzünden mi böylesin?" Sanki benimle konuşmuyor gibi etrafa bakınıyordu. Cevap vermedim ve gözlerimi yere odakladım. Bunca yıl tabii ki de birilerini sevdim. Birilerine açıldım. Her seferinde başarısız olsam da...
"Sizin olayınız ne?"
Merhaba Yaşar. Ben kızın sapığı gibi okuluna gittim ve onunla da kalmayıp piyano hocası oldum. Yetti mi? Yetmedi. Üstüne birde arkadaşlarıyla samimi oldum ve partilerine katıldım. Onunla iki kere -benim üstüm çıplakken- odada basılmamızı saymıyorum bile. Ve kızın beni neden seveceğini mal gibi düşünüyorum.
Aman Allah'ım! Tam bir ahmağım. Kızın hayatında resmen yer edinmişim. Benim belam direk verilmeli.
"Bir şeyler anlatsan fena olmaz Ahmet. Ben bileyim en azından. Diğerlerine söylememişsin. Ne oluyor?" Eğer cidden beni seviyorsa ben... Ne yapacağım?
"Karışık iş Yaşar." Yaşar oturduğu yere biraz daha yayıldı. "O zaman okuldan sonra benimlesin." Bir şey dememe fırsat vermeden yanımdan kalktı ve okula girdi. Gözlerimi kapadım. Birisinin beni sevmesini istemiyordum. Zil sesini duyunca nöbetçi hoca bana laf atmadan yerimden kalktım.
Sınıfa girdim ve sırama oturdum. Ders dinleyecek durumda hissetmiyorum kendimi. Allah niye belamı vermiyor? Allah'ım acil belamı istiyorum.
Çarpılcan oğlum. Kapa çeneni.
Sadece anonim olup biraz kafa dağıtmak istedim. Karşımdaki kişinin beni sevme olasılığı aklımda yoktu.
Sende seversin. Takma kafana.
He geri zekalı. O kadar kolaydı zaten di mi?
Evveetttt!!!
İç ses geri zekalısını kafama takmayarak yatışa geçtim. Son iki ders kaldığı için pek sorun olmadı. Tamam normalde uyuyan birisi değilim ve hoca bu yüzden karışmamış olabilir. Anlayışlı hoca yani.
Son ders bitince herkesin sınıftan çıkmasını bekledim. Yaşar kapıda beni bekliyordu. Beklesin biraz daha. Kalkmak istemiyorum yerimden.
"Lan Ahmet! Ağaç oldum lan! Çam ağacı hatta. Gel artık mal!" Derin bir nefes verdim ve uyuşuk bir şekilde sıramdan kalktım. Kalkmamla yere yapışmam bir oldu. Sakarlığımdan nefret ediyorum.
Yaşar'ın gülüşü kulağımı doldururken zar zor ayağa kalktım. "Şu sakarlığın da olmasa çok sıkıcı birisin." Bu niye bu kadar dobra anasını satayım?
Nur Teyzeyi seviyorum. Satma.
"Yaşar ağzımı bozdurtma. Yürü abicim." Yaşar'ın yanından geçtim. Arkamdan gülerek geliyordu. Ağğğhhh! Sinir bozucu.
Okulun dışına çıkınca kolunu omzuma attı. Kulağıma doğru fısıldadı."Eeeee... Ne oluyor bu kızla?"Elimle üflediği kulağıma vurdum ve Yaşar'ı ittim.
"Bir sen yavşamadın, sen de yavşa tam olsun." Homurdanışımı anlamadığını belli eder bir şekilde kaşını çattı.
"Kız beni seviyor sanırım." Yaşar sanki olabilirmiş gibi daha çok kaşını çattı. "Sanırsın?" Ofladım ve yerimde durup ayağımı yere vurdum.
"Ne bileyim ben ya! Seviyor gibi davranıyor. Belki de hoşlanıyordur veya benimle oynuyordur! Allah'ım delireceğim! " Yerde büyük bir taş görünce ayağımla ona vurdum. Ayağım acıdı.
"Ağğğhhh... Ayağım!" Yaşar'ın sonunda jetonu düşünce büyük bir kahkaha patlattı. "Yere ayağını vurduğuna göre bayağı kararsızsın sen." Küçüklüğümden beri yaptığım bir hareketti. Küçükken de karar veremeyeceğim şeyler sorulunca sinirlenir ayağımı yere vururdum.
"Yani! Şey... Nasıl desem? Amannnnn! Allah herkesin belasını versin!" Yaşar'ın gülüşünü bütün mahalle duyarken, ben sinirle oraya buraya vuruyordum.
"Hadi gel bizim eve. Bir şeyler içelim." Zar zor beni evine götürdü. Cidden kız işlerinden gram anlamıyorum.
"Nur Teyze nerede?" Ayakkabılarımı çıkartırken Yaşar'a baktım. " 2 günlüğüne Almanya'ya gitti ya Ahmet." Ne ara ya?
"Sanırım seni dinlemiyordum." Tekrar güldü. "Sen genellikle hiç kimseyi dinlemiyorsun ki derste. Anca hoca. Bu yüzden normal duymaman." O da doğru. Ders dinlemek hoşuma gidiyor. Ben n'apayım?
"Sen içeri geç ben bir şeyler hazırlayayım." Sağolasın ev adamı Yaşar.
"Kolay gelsin." Salona girdim ve kendimi kanepeye attım. Bende yardım edeyim filan hiç diyemem şuanda. Telefonumu cebimden çıkardım ve Anka'ya mesaj yazdım.
_Ash_: Hellosteyşın!
_Ash_: N'aber bakalım küllerinden geri doğan kuşcuk?
Anka_K. çevrimiçi...
(Görüldü 17.01)
Anka_K. yazıyor...
Anka_K. : Ne yaşıyosun sen?
_Ash_: Hayat.
Anka_K. : Defol.
_Ash_: Tamam ya kızma.
_Ash_: Bir bakayım Anka ne yapıyor? Canım sıkıldı.
Anka_K. : Sıkılmasan yazmazsın yani?
_Ash_: Ters tarafından mı kalktın kızım? Ne alaka? Tabii ki de yazarım.
Anka_K. : Hımmm... Öyle olsun.
_Ash_: Kesinlikle ters tarafından kalkmışsın.
Anka_K. : Ahmetle dersimiz vardı hala gelmedi. Senin bir bilgin var mı?
(Görüldü 17.11)
_Ash_: Nereden bilgim olsun kızım?
_Ash_: İşi filan vardır herhalde.
Anka_K. : Öyle mi diyorsun yani?
_Ash_: Aynen. Haber filan verir sana. Bence biraz daha bekle.
Anka_K. : Püffff... Öyle olsun.
_Ash_: Sen şimdi ondan mı sinirlisin?
Anka_K. : Sinirli değilim!
Anka_K. : Sadece onu özledim.
(Görüldü 17. 15)
"Lan Ahmet! Evimde geberme! Kış kış dışarı! Dur lan gerçekten geberiyor! Lan ölme! Hapise girmek için fazla yakışıklıyım ve gencim!" Yaşar sırtıma vururken sanırım bütün organlarım çıktı.
"Tü-tükürüğüm kaçtı." Hala vurmaya devam ederken kesinlikle kaburgam kırılılmıştı. "Biliyorum benimle aynı evde olduğun için heyecanlısın ama lütfen ölüp başıma kalma." Küfür savurup Yaşar'ın elini ittim. Benim ölmemi dert etmiyor da kendini düşünüyor orangutan.
Yaşar tekrar mutfağa gitti ve bende yerde olan telefonumu aldım.
_Ash_: Özlrdib mş?
Anka_K. : Noldu? Yamuk yazmaya başladın.
_Ash_: Yiioop..
Anka_K. : Alnımda mal mı yazıyor benim?
_Ash_: Ya arkadaşım çağırıyor ondan aceleyle yazıyorum.
Anka_K. : Hmmm... Ondan yani?
_Ash_: Aynen ondan. Neyse benim şimdi gitmem lazım.
Anka_K. : Öyle olsun bakalım.
(Görüldü 17. 24)
Anka_K. çevrimdışı...
"Lan Ahmet! Davetiye mi vereyim? Gelsene lan masaya!" Derin bir nefes alıp verdim. Psikoloji elden gidiyeah !
Mutfağa girdim ve sandalyeye oturdum. "Hep ben yapıyorum zaten! Sen anca otur!" Göz devirdim ve ayağa kalktım. Yanına gittim ve altındaki çekmeceyi çektim. 2 çatal aldım ve dik dik bakarak geri kapattım.
"Hadi kıymetlime gelseydi çekmece?" Göz devirdim ve çatalları masaya koydum. Sonra yerime tekrar oturdum.
"Aman Allah'ım! Çok iş yaptın!" Başımı tavana kaldırdım. Ya sabır! "Anne bir sus ya!" Cidden iyice anne kesildi başıma.
Dolaptan ketçap ve mayonez çıkardı ve önüme sertçe koydu. Sonra da makarna dolu tabağı resmen önüme fırlattı. "Atarına tüküreyim Yaşar!" Kendine de makarna koydu ve karşıma oturdu.
"Anlat kızı." Elim çatalımla havada kaldı. Zorla ağzımdaki lokmayı yutup çatalı tabağa geri koydum.
"Şimdi bu kız Ahmet'i de seviyor olabilir, Ash'i de. Bende bilmiyorum." Kaşını çattı ve ketçaba uzandı. "İkisi de sen değil misin zaten?" Kafamı onaylarcasına salladım.
"Eee o zaman sorun ne yarım akıllı?"
"Ben sevmiyorum."
"Neden?"
"Sevmiyorum işte."
"Sevsene oğlum!"
"Sevmeyeceğim!"
"Lan! Mal mısın!? Hazır kız var. Sevsene!"
"Hayır!Sevmiyorum."
"Rica ediyorum sev."
"Hayır sevmicem!"
"Şive devreye girdi! SEV LAN!"
"Hayır dedim!"
"Tamam oğlum sevme!"
"Hayır diyorum sana! İstediğimi yaparım!"
"Banane! Sevmeyeceksin!"
"Sevicem lan sanane! Öyle bir sevicem ki o kızı, sen bile şaşıracaksın!"
"Ne yapcam dedin sen!? Hadi bir daha söyle!"
"Sevicem lan inadına sevicem! Bana karışamazsın!"
"Söz mü lan!İnanmıyorum ben sana! Söz verirsen sana karışmam! "
"Söz lan! Karışma bana!"
"İyi senin dediğin olsun." Omuz silkti.
"Tabii ki de benimle baş edemezsin." Pis pis sırıtmasıyla kaşlarımı çattım. Daha yeni ne oldu? "Gülme sebebini de söylesen..." Telefonunu aldı ve bir şeyler yaptı.
"Sevicem lan sanane! Öyle bir sevicem ki o kızı, sen bile şaşıracaksın!"
"Allah belanı versin Yaşar! Götüne yıldırım düşsün de ateş sıç Yaşar! İnşallah kulaklığın takılıyken geçtiğin her kapıya takılır Yaşar! Çorap giydiğinde topuk kısmı topuğuna gelmesin, rahatsız hisset Yaşar! Sonra ıslak terliğe bas Yaşar! Diline botoks yapsınlar da konuşama Yaşar!" Sesimi kaydetmiş bir de şerefsiz.
"Sondaki yaratıcı beddua harikaydı." Tekrar kahkaha attı. Delireceğim yakında be! "Söz verdin ve bu kayıt bende duracak." Sinirle soludum ve önüme döndüm. Bela okumak istemiyorum ama onlar beni zorluyor. Görüyorsun azizim.
Bence deli hastanesi nerede onu öğrenelim.
Yemeği yedikten sonra ikimiz de salonda bakışmaya başladık. Anka'ya derse gelemeyeceğime dair bir mesaj atmıştım.
Bu gece burada kalacaktım çünkü eve gidemeyecek kadar üşengecim. Akşama kadar ben Yaşar'ı kovalamıştım, Yaşar telefonuyla benden kaçmıştı. Yastığı aldım ve kafasına attım.
"Ver lan o telefonu!" Omuz silkti ve yerden yastığı alıp bana attı. "Küçücük boyu var, türlü türlü huyu var dedikleri senmişsin Ahmet." Ağğğğ! Benim boyum küçük değil!
"Lan! Bizim genler geç uzatıyor! Birkaç yıla kalmaz senden daha uzun olurum! Sonra kim kiminle dalga geçiyor görürsün!" Yaşar kafasını he he anlamında salladı.
"He tabii! Bende büyüyünce Brad Pitt olacağım zaten." Deliriyorum! Ya sabır ya!
Evde uzun bir süre kovalamaca oldu. Kanepenin önüne oturdum ve kanepeye yaslandım. Yaşar elinde iki şişe ve bardakla geldi. Gözümü kıstım eline baktım.
"İçki mi lan o?" Yuh! Cidden içki sanırım. Diğer elindeki de vişne suyu mu?
"He içki." Yüzüne baktım. Ciddi lan. Oha! "Ciddi olamazsın." Önümde duran süs masasına iki şişeyi de koydu.
"Votka." İkisinde de alkol var. Ne fark eder. "Sen içiyor musun?" Hadi ama! Yaşar ve içki... Hiç beklemiyorum.
"Annem içer. Ben de arada kaçamak yapıyorum." Nur Teyze!! N'apıyon sen? Bende hanım bir şey sanardım seni.
Bardağa beyaz sıvıyı döktü. Votka yada her neyse. Beyaz sonuçta. Vişne suyu döktü sonra. Vişne suyunun günahı ne?
"İster misin?" Ciddi mi diye Yaşar'a baktım. "Tabii ki de hayır!" Omuz silkti ve kafasına bardağı dikti. Yüzünü biraz ekşitti ve dönüp bana gülümsedi. "O kadar kötü değil." Tövbe ya! Görmeyeli şeytanlaşmış.
"Sen bana vişne suyu doldur sadece. Ayık halimle yeterince sarhoşum." Telefonum çalınca arayana baktım.
Annem arıyor...
Ayağa kalktım ve lavaboya gittim. Yaşar'ın sarhoş sesini duymasına gerek yok.
"Efendim anne?" Arkadan kedinin sesi geliyordu. Ahhh Behlül ahh...
"Yaşardasın değil mi Ahmet?" Bende iyiyim anne sağol.
"Evet anne. Oturuyoruz. " Arkadan Yaşar bağırdı.
"Virgül Teyze oğlun aşık olacak!" Virgül değil geri zekalı! Birgül!
" Ne diyor Ahmet?"
"Seni ne kadar özlediğini söylüyor anne." O ayyaş tabii ki de sesini kapatmadı.
"Virgül Teyze! Oğlun namusuma göz dikti!" Cidden Allah, Yaşar'ın belasını versin!
"Ne dedi? Namus filan dedi sanki."
"Yok anne. Film de kız kötü bir şey yapıyor da onun namusuna diyor." Aklıma gelen bahaneye tüküreyim.
"İzlemeyin öyle şeyler oğlum."
"Tamam anne. Şimdi gitmem lazım. Yani film seçeyim." Annem birkaç uyarı da bulunduktan sonra şükür ki kapattı.
"Lan Yaşar! Ecelim mi olacaksın oğlum!" Kahkaha attı ve hıçkırdı. Cidden ayyaş oldu bu geri zekalı.
Eski yerime oturdum ve vişne suyumu aldım. "Ahmet..." Bardak havada kalırken ona baktım. "Yine ne var?"
"Ben çok mu yakışıklıyım?" Sol elimle alnıma vurdum. "He he. Yakıyorsun her yeri." Hızla bana döndü. "Valla mı?" Bunun sarhoşluğu da bir tuhafmış. "Valla."
"O zaman Buse neden beni hemen sevmedi? Neden 5 yıl sonra sevdi?" O onun salaklığı.
"Senin daha yakışıklı olmanı bekledi. Seni daha çok sevmek için." Düşünceli bir şekilde tavana baktı.
"O zaman ben yakışıksız olsaydım sevmeyecek miydi?" Cidden bunu mu düşünüyor bu çocuk?Cidden mi?
"Sevecekti ama işini sağlama aldı." Vişne suyunu kafama diktim ve bir nefeste bitirdim. Sanırım bu bozulmuş. Bozuk vişne tadı var.
"Ahmet." İsmimi uzatarak söylüyordu ve saniye de hıçkırıyordu. Bende hıçkırdım. Bulaşıcı hıçkırığı var. "Heeee?"
"Ben sanırım onun içine votka koydum." Hızla öksürdüm. Ne? "Komik değil Yaşar." Cidden sanırım bozuktu vişne suyu.
"Şaka yapmıyorum ki." Başım ilginç bir şekilde dönmeye başladı. "Lütfen tansiyonum düştüğü için başımın döndüğünü söyle." Bir kere daha hıçkırdım. Gaz var gaz. Ondan hıçkırıyorum.
" Başım döndüğü için yanlışlıkla koydum sanırım." Ama artık cidden Allah, Yaşar'ın belasını versin!
"Seni en kısa zamanda geberticem." Başımda inanılmaz bir ağrı ve dönme söz konusuyken onu gebertemezdim.
En sonunda yoğun ağrı sanki beynimin arkasına gitti ve inanılmaz bir şekilde rahatlattı. Gülümsedim. Hala hıçkırıyordum.
"Yaşar..." Kafamı zar zor Yaşar'a çevirdim. "Allah belanı versin." Sonunda kahkaha attım. O da güldü.
"Senin de kardeşim." Bir süre sessizlikte kafamı dinledim. Yaşar şişeyi bitirdiği için sızmıştı. Ben ise yarı ayıktım. Cebimden telefonu çıkardım.
Anka beni mi seviyor şimdi?
Hımmmmm...
Anka'nın hesabına tıkladım ve mesaj yerine geçtim.
_Ash_: Şşssthh... Aankja
Anka_K. çevrimiçi...
(Görüldü 23.12)
Anka_K. yazıyor...
Anka_K. :Efendim ve neden yine yamuk yazıyorsun?
_Ash_: Öncrlijle bn yamuh yajmıyom (Öncelikle ben yamuk yazmıyom)
_Ash_: İkinçişi uamuj yazmıyomö ( İkincisi yamuk yazmıyom)
_Ash_: Dötünçudu bn yamuh yajmam ( Dörtüncüsü ben yamuk yazmam)
Anka_K. : İçimdeki sese inanmam ama sarhoşsun diyor?
_Ash_: Obuncusu bmen şarhıs olnam ( Onuncusu ben sarhoş olmam)
Anka_K. : Oha! Sen sarhoşsun! Ne oldu?
_Ash_: Anka...
_Ash_: Lüffen veni denme (Lütfen beni sevme)
Anka_K. : Ne?
"Ben niye düzgün yazamıyorum ya? Ve niye sarhoşlar hıçkırır?"
_Ash_ ses kaydediyor...
_Ash_: *ses kaydı*
Lütfen beni sevme. Ben istemiyorum. Hık... Lütfen. Yapamam. Birisinin beni sevmesini kaldıramam.Hık... Beni sevme lütfen. (- Hıçkırık efeği harika. Biliyorum hauxjksh-)
Anka_K. : Ahmet...
Anka_K. : Neden?
_Ash_: *ses kaydı*
İstemiyorum. Birine bağlanmak istemiyorum. Hık... Acı çekmek istemiyorum. Lütfen beni sevmeye gittiğin yoldan U dönüşü yap. Hık... Beni sevme. Ben sevilmesi gereken son kişiyim. Seni sevemem.Hık... Tekrar birini sevemem. Seni üzmeden lütfen git. Hık... Beni sevme.
Anka_K. : Üzgünüm bunu sen engelleyemezsin.
Anka_K. : Beni sevmesen bile yıllar sonra bir erkeğe güvendim ve sevdim.
Anka_K. : Kendi mutluluğumu düşünen bencil bir insanım ben.
Anka_K. : Bu yüzden seni seviyorum ve sende beni sevme konusunda endişelenme.
Anka_K. : Yaralı birinin canını yaralı biri yakamaz. Yakarsa da yarası sahtedir.
Anka_K. : Ben yaramın gerçekliğini iliklerime kadar hissediyorum. Bu yüzden senin canını yakarsam kendime en büyük darbeyi veririm.
Anka_K. : Tamam mı? Benim duygularım ve seni sevmek istiyorlar.
_Ash_: *ses kaydı*
Ama- hık ben istemiyorum.
Anka_K. : Sana isteyip istemediğini soran oldu mu?
Anka_K. : Şimdi bu mesajları sil.
_Ash_: Neden?
Anka_K. : Sabah kalktığında hiçbir şey hatırlamayacaksın. Ve ben seni severken senin yanımda olman daha rahat olur.
_Ash_: Hatırlayacağıma eminim.
Anka_K. : He he Ahmet. Sil bu mesajları.
Anka_K. : Ayrıca beni sevmekten korkma.
Anka_K. : Seni seviyorum.
Mesajlar siliniyor %38
Mesajlar siliniyor %63
Mesajlar siliniyor %99
Mesajlar silindi
~~~~~~~~~~