4.bölüm

1206 Kelimeler
Silahım elimde Poyraz'a doğruyken parmağım da tetikteydi. Avlu da ki bütün korumalar bana silah doğrultunca Poyraz bir el işareti ile adamların silahlarını beline koydurdu. Kendine gelmeye başlayan babam beni görünce tekrar fenalaştı. Annemle yengem babamla ilgilenirken amcam yanıma gelip Poyraz 'a kıpkırmızı gözleriyle baktı. "Siz ne zaman öğrendiniz Hakan' ın enişteni öldürdüğünü." amcam oldukça kısık bir sesle sorduğunda ben bile zor duymuştum. "Düğününüzün olduğu gün kamera kayıtlarını bulduk. Eniştemi tenha bir yerde öldürmüş ama orada ki yazlık evlerden birinin kamerasını hesaba katmamış. O evin sahibini bulamayınca kamera kayıtlarını da izleyememiştik. Sonra yazlığın sahibi evine gelince de kayıtları izledik. Hakan kayıtlarda var. Tam öldürme anında yok kadraja girmiyor ama sadece ikisi orada başka kimse görünmüyor. " Poyraz anlattıkça bende de taşlar yavaş yavaş yerine oturuyordu. " Görmedim diyorsun. Yani Hakan abi yapmamış olabilir! " dedim. " Orada onlardan başka kimse yok. Eğer olsaydı kamera kaydında çıkardı. " Poyraz sert bir sesle kestirip atınca bende uzatmadım konuyu. Amcam silahı tuttuğum elimin üzerine elini bastırıp belimden tuttu. İlayda ile bizi de alıp babamın yanına götürdü. Tekrar kendine gelen babamın tansiyonu ölçülürken annem de ilaçlarını içirmeye çalışıyordu. Rıza bey ve eşi etrafta babam için koşuştururken Tolga da abisinin yanında bekliyordu. Avluya büyük bir sessizlik hakim olduğunda sessizliği eski bir kapı dan gelen gıcırdama sesi bozdu. Hepimiz yukarıda merdivenlerin bittiği yerde olan kapıya baktığımızda içeriden simsiyah uzun saçları ve simsiyah uzun elbisesiyle oldukça güzel bir kız çıktı. Kucağında ise bir bebek vardı. Yavaş adımlarla merdivenlerden inmeye başladığında Tunç ailesi dolu gözlerle inen kişiyi izliyordu. Feride hanım sessizce 'eda' diye fısıldadığında kızları olduğunu anladım. Kucağında ki bebek yani Tuna dedikleri bebekti. Annesinin saçlarıyla oynayarak kıkırdıyordu. Eda annesine oğlunu bırakıp sessizce adımlamaya devam etti. Herkes onu gözleriyle takip ederken o benim tam önümde durup bir süre yüzümü inceledi. Sonra şalıma dokunup biraz bekledikten sonra başını uzatıp kokladı. Ben ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırken o dolu gözlerle bana bakıyordu. Gözlerinde ki bariz umut neden vardı anlayamamakla birlikte beni neden kokladığını çözmeye çalışıyordum. "İyi misiniz?" dayanamayıp sorduğumda yüzündeki gülümseme büyüdü. "Sen bir meleksin! Beni iyileştirmeye geldin. Sonunda geldin. Seni çok bekledim. Neredeydin.." sonlara doğru gözleri dolunca bakışlarımı Poyraz'a çevirdim. Poyraz 'ın boş bakışlarını görünce onunda birşeyden haberi olmadığını anlayıp Eda' ya baktım. Bana yine kocaman bir gülümseme ile bakıyordu. "Özür dilerim ama neden bahsettiğinizi anlamadım." mahçupça ona sorduğumda büyük bir kahkaha attı. Rıza ve Feride Tunç kocaman gözlerle kızlarını izlerken Tolga ablasının güldüğüne inanmak için gelip daha yakından baktı. Poyraz yanıma gelip ablasının elini tuttuğunda Eda sertçe elini çekip arkama saklandı. "Hadi şimdi tam zamanı koru beni. Sen benim için geldin. Sen benim meleğimsin. Sen benim koruyucumsun ." Eda 'nın arkama saklanması ile Poyraz' ın yüzündeki o ifadeyi gördüğümde ne yapacağımı şaşırmıştım. Poyraz ablasına öyle bir baktı ki sanki dokunmaya kıyamadığı ablası elinden kayıp gitmişti. Poyraz elini tekrar uzatınca Eda arkadan belime sarıldı. Göz yaşlarını omzumda hissedince Poyraz 'ın elini ittririp arkama döndüm. "Tamam sakin ol lütfen. İstersen Yukarıya çıkıp konuşalım. Ne dersin?" Eda göz yaşlarını silip elimden tuttu. Tam merdivenlere gelince büyük bir kahkaha atıp bana baktı. "Bebeğimi unuttuk!" tekrar büyük bir kahkaha atıp Tuna'yı kucağına aldı ve beni odasına götürdü. Odaya girdiğimde bir yatak bir beşik ve küçük bir dolap vardı. Resimlerle dolu olan odadan anladım eşiyle bu odada kaldıklarını. Heryer ölen eşinin resimleriyle doluydu. " Adını duydum. Nisan dediler. Hemen tanıdım. " oldukça ciddi olan ses tonunu duyduğumda şaşkın bakışlarla ona döndüm. Aşağıdaki halinden eser yoktu. Sert bakışlarıyla beni ezerken yatağa oturup bebeği yanına uzattı. "Nisan bana yardım etmelisin. Öncelikle benim hala eski Eda olduğumu normal olduğumu sakın belli etme." dediğinde neredeyse küçük dilimi tutacaktım. Sabırsızca bana baktığında kafamı sallayıp ayakta dolanmaya başladım. "Senden tek birşey istiyorum. Ne olur bana yardım et." dediğinde yanına oturup gözlerine baktım. Yeniden o umut ifadesini gördüğümde bu kızın neden yardıma ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışıyordum. " Seni anlamıyorum. Ben senin için ne yapabilirim. Açık konuş lütfen. " dedim. Uzanıp elimi tuttu ve dolu gözleriyle tekrar şalıma dokundu. " Bu şalı hatırlıyorum. Hakan sana doğum gününde almıştı." dedi. Ben şok içinde ona bakarken devam etti. "beraber seçmiştik." Eda uzaklara dalmış gülümserken ben ne tepki vereceğimi şaşırmış ona bakıyordum. "Babamlar beni zorla evlendirmeseydi evlenecektik. Ama bu lanet şehirde bize söz hakkı düşmüyor. Hakan kocamı öldürmedi biliyorum ." ben hiçbirşey anlamadan onu izlerken bana daha fazla işkence çektirmeden anlatmaya başladı. "Hakan 'a çok aşıktım. Ama yıllardır babama borçlu olduğu için gelip beni isteyemiyordu. Babam beni azad ile  evlendirince de hakan hiçbirşey yapamadı. Biz evlendik azad ile ama hakan ile de ayrılmadık." derken gözünü bebeği tuna ya çevirdi. "O hakan' ın oğlu olabilir. Nisan hakan 'ı bul. Aşiret bulup öldürmeden bul. Ne olur. Tuna için yap bunu. Babasını öldürmelerine izin verme ne olur." Eda' nın tekrar gözleri dolduğunda duyduklarımı sindirmeye çalışıyordum. "Hakan abi 'yi bulacağım ama onu bulsam bile hapise girer. Tuna için bulacağım ama hapse girmesini engelleyemem özür dilerim." dedim sakince. "Engelleyebilirsiniz" dediğinde anlamayan gözlerle ona baktım. "Nisan sen ya da kuzenin bu eve gelin gelirse konu kapanır. Hakan 'dan şikayetçi olmadık biz. Siz bu eve gelin gelirseniz borç kapanır. Bende oğlumu alıp sevdiğime kavuşurum. Zaten o kamera kayıtlarında da hakan' ın yaptığı görünmüyor bile. Hakan karıncaya bile zarar vermezdi." Eda hakan abiye olan aşkından resmen kör olmuş. Videoyu izlemedim ama Poyraz çok emindi. Hakan abi nin birine zarar vereceğini bende düşünmüyorum ama o adam yalancının biri. Ona güven olmaz. " Bu konuyu araştırıp hakan abiyi bulacağım ama diğer istediğini yapamam. Ne kendime ne de İlayda ya. " dedim. Ayağa kalkıp kapıya ilerlediğim sırada arkamdan gelen ağlama seslerini duyunca bir adım daha atamadan bekledim. "Eğer hakan abi suçsuzsa onu aklamak için, bu suçsuz bebek için Poyraz ile evlenirim. O masum bebek için, sadece onu için.. " dedim arkamı dönmeden kapıdan çıkacakken Eda arkamdan sarıldı. Eda benden olumlu bir cevap almazsa saçma sapan şeyler yapabilirdi. Şimdilik böyle bilsin nasılsa ne ben ne de İlayda herhangi birisi için böyle birşeyi yapmayacağız. "Yoksa sende poyraz 'ı mı seviyorsu-" kapını çalmasıyla sözü yarım kalınca ellerini çözüp arkama döndüm. "Bende mi derken?" diye sorduğumda Eda bakışlarını kaçırıp kapıyı açtı. Poyraz kapını önünde bana bakarken sessizce çıktım. Eda arkamdan kapıyı kapattığında aklımdaki sorularla kalakalmıştım. Ben Tolga benden küçük olduğu için Poyraz dedim ama Eda 'nın ima ettiği şey..  Neyse bu konuya sonra gelicem şimdi ilk işim hakan abiyi bulmak. Daldığım düşüncelerden çıkıp merdivenlere yönelecekken Poyraz kolumu tuttu. Hızla elinden kolumu kurtarıp sertçe baktım. "Bir daha sakın dokunma bana!" dedim. "Ne konuştunuz?" sorduğu soruyu görmezden gelip hızla merdivenlerden indim. "Anne hadi!" koltuklara oturmuş beni bekleyen aileme bakıp çantamı masadan aldım. "Ne konuştunuz kızımla. Eda uzun zaman sonra ilk kez konuştu." Feride hanım önüme geçip dolu gözlerle sorduğunda bakışlarımı kaçırdım. "zamanı gelince öğreneceksiniz." kapıya yönelecekken bizim komiserlerden olan Murat içeriye girdi. Önce gözlerini etrafta gezdirdi. Gözleri beni bulunca derin bir nefes verip hızla yanıma geldi. Kolumu tutup baştan aşağı süzdü. "Amirim. İyisin değil mi? Sana birşey oldu sandım. Aklım çıktı." Murat sustuğunda Poyraz yanıma gelmişti. Murat'ın kolumdaki elini tutup sertçe çekti. Beni de arkasına aldı. "Eline koluna hakim ol!" sert sesi bütün konakta inlerken murat bir adım öne gelip sert gözlerle bağırdı. "Sana mı soracağım!" dedi. "Bana soracaksın lan!" Poyraz geri adım atamazken ortalık iyice karışıyordu. "Sen kimsin de sana soruyorum! Çekil git almayayım içeri!" Murat 'ı ilk kez bu kadar sinirli görmüştüm. Tam olaya el atacakken Poyraz' ın lafıyla olduğum yere çakıldım. "Sözlüsüyüm!" ne? Neden? Neden ben?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE