Rüzgardan
Başımda berbat bir ağrıyla uyandım. Kahvaltı sofrasında İkra yoktu babam söylenip durdu kızı olmadan keyfi yok.
Öfkeyle bana dönüp
"Dün gece ki halin neydi oğlum."
"Fıratın gelmesini kutladık biraz fazla kaçırmışım baba. "
"Kesin öyledir, oğlum gördüm halini bak ben gidip Yavuz'la konuşayım Diyar'ı oğluma isteyecem diyim ha ne dersin,
Arasın fikrini öğrenmiş oluruz. "
"Baba lütfen yapma yüzlerine bakamam"
"Nereye kadar oğul kızın vakti geldi yarın birgün nişanlanırsa ne edecen"diyen anama baktım.
"Bilmiyorum anne, bilmiyorum" diyerek kalktım masadan,"otel inşaatına gidiyorum ben belki bugün şirkete gelmem"diyip çıktım konaktan.
Arabayı deli gibi sürerken aklımda aynı soru vardı ya evlenirse?
İnşaat alanına girmek üzereyken İkra aradı sesindeki panikle delirdim "Abi çabuk gel"diyip kapattı.
Devran şerefsizimi bişey yaptı yada başkası on dakika sonra gittiği cafedeydim korkuyla girdim içeri
İkra Diyar la oturuyor.
"Ne oluyor burada" dedim.
İkranın söylediklerini duyuyor ama anlamıyordum.
"Diyar ablaya onu sevdiğini söyledim" dedi.Sinirle ne yaptın derken; Diyar
"Seni seviyorum Rüzgar" dedi.
Yok ben kesin rüya görüyorum eğer öyleyse beni uyandırmayın.
"Abi bittin sen" diyen kardeşimle kendime geldim.
Diyar beni seviyor!..haykırmak istiyorum tüm dünyaya ama sesim çıkmıyor.
"Ee hadi abi bir şey desene."
Tüm güzel anlarımın katili kardeşim bi sussan da mutluluğun tadını çıkarsam.
Diyar utançla başını eğmiş bizi dinliyor,
uzanıp çenesini tutup başını kaldırdımak istedim ama direndi."Diyar gül yüzlüm bana bakarmısın."Başını kaldırdı pembeleşmiş yanaklarıyla daha bir güzel olmuş göz gözeyiz şimdi.
"Seni Çok seviyorum be kızım"
"Ohhh be nihayet."
İkra güzel bi anımı yine katletti.
"Bizi yanlızmı bıraksan kardeşim. "
"O iş olmaz işte abicim hatta şu elinide indir bi çünkü asıl güzel an katli birazdan Fırat bey geliyor ben ne dersen onaylayın..."
Cafeye giren Fırat la biraz gerildim bizi görünce kaşları çatılsada düz bir sesle selam verdi.
"Afiyet olsun"
"Teşekkürler buyrun sizde oturun" diyen İkrayla masaya oturdu.
"Abla hayırdır sen pek dışarda kahvaltı etmezdin."
"Ben davet ettim sorunmu var.Bu ne ya siz gece alem yapın bizim bi kahvaltımız göze batsın abim yetmedi sen çıktın başımıza. Aras abiyi de çağırın tam olsun biz size hesap soruyomuyuz."
İkra bütün çirkefliğiyle Fırat'a saydırırken
iç sesim kardeşime methiyeler düzüyor şu an.
"Yok ya birşey demedik ne carladın sabah sabah" diyen Fırat'a
"Bu bişey dememiş haliniz mi" diye sordu sonrada Diyara dönüp "Kalk abla bunlarla oturulmaz gidelim biz" diyerek ayaklandı Diyarıda elinden tutup sürüklerken "hesabı ödeyin bir zahmet" buyurdu küçük hanım. Fıratla birbirimize bakakaldık
"Allah bunu alacak olana sabır versin. "
"Nee sen benim kardeşim için mi söyledin o lafı. "
"Evet abi makinalı tüfek mübarek bu ne yaa car car."
"Haklısın galiba neyse ben şu hesabı halledeyim"
"Ben öderim abi."
"Olmaz, davet eden bizim çingene sonuçta. "
Hesabı ödeyip çıktık arabalara doğru yürürken Fırat ın sorusuyla durdum
"Abi iyisin demi."
"İyiyim merak etme"
(hatta bulutların bile üstündeyim)
"Otel inşaatına geçiyorum ben işim bitince ararım görüşürüz. "
Arabama binip hareket ettim çok mutluyum. Diyarı sevmek güzel ama onun tarafından sevilmek işte bunun tarifi yok artık bir umudum var. İlk fırsatta Aras'la kunuşacağım
"Allahım ne olur bu mutluluk bozulmasın..."
Arastan
Ben Aras;Yavuz Ağanın oğlu çocukken babamdan öğrendiğim ilk şey ;Bu acımasız toprakların kurallarına rağmen karısına verdiği değerdi.Annemi çok severdi ve sevgisini göstermekten utanmazdı hiç.Bir ablam ve iki kardeşim var. Ablam sevdiği adamla evlendi uzakta ama çok mutlu.
Diyar güzel kardeşim okumak istedi babam aşirete rağmen okuttu onu yaşı yirmibeş tüm baskılara rağmen evlenmek istemiyor ben biliyorum derdini ama zamana bıraktım elbet anlatacak.
Fırat evin en küçüğü eğitimini yurtdışında tamamladı ve döndü kapalı bir kutu gibi, Üniversite okurken birgün odasını yanındaki odayı kilitledi,."Kimse girmeyecek bu odaya,açmaya kalkışmayın" diye uyardı herkesi,aşık oldu belli.Anlatsana oğlum aşkı en iyi bilenlerdenim. Sehere olan aşkım tüm Mardin'in dilinde benim.
Üniversite son sınıftaydım gördüğümde kim bu kız diye sorduğum kişi abisi çıkınca kavga etmiştik. Tam iki yıl defalarca istemeye gittik babam artık bıkmıştı benden abisi direndi vermem diye, haklı kendince adamı hastanelik ettim. Seher istemiyorum dese vazgeçerdim o mutlu olsun yeterdi bana. Ama istiyorum dedi bi kere. İki yılın sonunda bu abi öyle bir düştü ki elime!..Dayımın kızını istenmeye gidecekmiş bana kardeşini verme bizden kız işte yok öyle dünya Mahsun efendi...
İstemede bende vardım dayım beni çok sever durumuda biliyo hadi bakalım. "Allahın emri" diyen babasına dönüp hele "iki sene kapımı aşındır" diyen dayımla film koptu Mahsun "kızın beni istiyor ama" diyince.
"Lan bacında beni istiyor neden engel oluyosun" deyiverdim. "Doğrumu kızım" diyen babasına bakamadı utancından. Ah be Seherim şu işi bir halledeyim ne kadar kemiğim varsa kır sesim çıkarsa namerdim.
"Tamam yarın gelin yüzüğünüzü takın" dedi babası. şükür be sabah ilk işim kurban kesmek ahtım var..
"Eee biz ne olacağız? " diyen Mahsun'a dayım lafı yapıştırdı...
"Arasın düğünü olmadan sana kız mız yok."
İki hafta içinde evlendik şimdi iki evladımız var.
Rüzgarla ilkokuldan beri süregelen bir arkadaşlığımız var. Kan kardeşim aynı zaman da sağdıcım. Sehere olan aşkımın ilk şahidi bütün kahrımı çeken yegane dostum, herzaman güleryüzlü olan arkadaşımın buaralar bir derdi var aşık kendisi ama söylemiyor.Güvenmediğin sen değil çekindiğinden.
Yıllardır farkındayın aslında Diyara olan aşkının nasıl anladın diye sormayın aşık adamım ben aşığın halinden anlarım, sesimi çıkarmıyorum.Kardeşimde onu seviyor bununda farkındayım kardeşimi emanet edebileceğim en doğru kişi ama; bir yumruk hakkı var bende abiyim nihayetinde.
Dün gece çok kötüydü taşıyamıyor artık belli nasıl olduğunu merak edip aradım telefonu açatığında sesi neşeliydi.
"Napıyon sağdıç. "
"Otel inşaatındayım kardeşim çalışıyom sen napıyon"
"İyiyim akşam iyi değildin merak ettim seni ama sesin iyi geliyor. "
"İyiyim bişey yok, ha burada yarın Halit'in oğlanın sünnetine gidecekmisin? "
"Gıdecem hatta ailecek gıdecez" siz?
"Dayımın oğlu ya hani mecburen ordayım bugün çok yoğunum yarın öğlen yemeğini beraber yiyelim mi? senle konuşmam gereken bişey var"
"Hayırdır?"
"Ona sen karar vereceksin artık"
"Tamam yarın görüşürüz."Telefonu kapatınca kahkaha atmaya başladım bizimki konuşacak anlaşılan.
Tıklanan kapının açılmasıyla gelen kardeşim şaşkınlıkla bakıyordu.
"Hayırdır abi bu neşeni neye borçluyuz?"
"Hiç öylesine evli mutlu çocukluyum ya
ben ondandır."
"Bugünde herkes tuhaf zaten. "
"Başka kime denk geldin ki? "
"Sabah Selim'in Cafe'de ablam İkra birde Rüzgar abiyi gördüm.Yanlarına gidip napıyonuz dedim,İkra hanım bir carladı bana neymiş biz gece alem yapıyomuşuzda,bize bişey diyen yokmuş da, bi kahvaltı etmişler hesap sormayan kalmamış. Benden öncede galiba Rüzgar abi hesap sormuş hanım bana patladı. Üstüne hesabı bize kitledi."
Anlaşıldı şimdi bu İkra az değil hani bunları konuşturmuş. iç sesim hiç yanılmaz zaten.
"Sen onları bırakta yokmu bi gelin adayı"
"Yok abi ya daha yaşım kaç askerliğimi bile yapmadım. "kafasını yere eğdi yalan söylerken hep böyle yapar.
"Bende yedim"
"Hıhhh neyi yedin abi." güldüm haline
"Biraz daha yalan söylersen seni yiyeceğim.Oğlum oradan bakınca salak gibi mi duruyorum? O kilitli kapının arkasındaki İkra olmasın."
"Ne diyon abi ya"
"Lan bak kalkar bi güzel döverim seni. İkra ya aşıksın işte her halinden belli. Güzellikle anlatacakmısın yoksa döve döve mi konuşturayım."
Sustu sadece."Kalk lan eve gidiyoruz o kapı açıklacak sende konuşacaksın."
Kısa sürede konağa geldik avluda top oynayan oğlum baba amca top oynayalım mı diye bize doğru koştu, sonra oğlum şimdi amcamla işim var. Merdivenleri çıkmaya başladım Fırat hala avluda dikiliyordu.Hadi oğlum seni bekleyemem geldin geldin gelmezsen kırarım o kapıyı.
Ağır adımlarla yanıma geldi şimdi kapının önündeyiz.
Aç dedim. Yalvarır gibi baktı gözlerime.
"Abi yapma ne olur bırak beni kendi halime."
Belimdeki silahı çıkardım "açtın açtın açmazsan sıkarım bir daha hiç kilitleyemesin. " Derin bi off çekti peki ama kızmak yok.Anahtarı çıkarıp yuvasına sokup iki kere çevirdi açılan kapıyla bir adım geri çekildi, "buyur gir gir ve gör çaresizliğimi abi" dedi. İçeriye girdiğimde gördüğüm şeyle şok oldum tüm duvarlar İkranın fotoğrafları ile doluydu.