• Ali Esat • Bilmediğim bir şarkının dilime dolanmasına benziyordu ona hislerim. Sorsalar söyleyemem tam olarak ne olduğunu. Ama sürekli zihnimde dönüp duruyor beni bile yoruyordu. Ada, benim ona karşı olan duvarıma, bana her bakışını yakaladığım da bir balyoz darbesi indiriyordu fark etmeden. Çünkü bana olan o bakışta saf bir şefkat vardı. Belki de benim için aşktan daha önemliydi şefkat. Çünkü ben Ada'ya her baktığımda bir anne sıcaklığı, bir dost eli ve içimi sarmaşık misali saran adını dahi koyamadığım bir duygunun esiri oluyordum. Henüz kendime itiraf edemediğim o duygu her defasında Ada'nın ayağına dolanıp tökezlemesini sağlıyordu. O duygu bana aitti ama Ada'nın canını yakıyordu. Ben daha fazla o duvarı aramıza sokup Ada'nın o duvara çarpmasına izin vermeyecektim. Ben eskiden böyl

