Gökçe Yusuf ve saz arkadaşlarının gözünden kaybolduğunda hızlıca çamaşır mağazasına girdi. Az evvel adama söylediği mağaza epeyce uzakta kalmıştı ve yirmi dakikada kasasındaki kuyruktan bile çıkamazdı. Süslü püslü olanları doğrudan geçip pamuklu günlük olanlardan bedenine uyanları hızlı hızlı seçerek kasaya yöneldi. Çilekli de almıştı çiçekli de. Az evvel düşünmeden söyledikleri şimdi yüzünü kızartıyordu ama başka çare de bırakmamıştı kıza. Hem zaten Yusuf çok kafaya takacağı bir adam değildi Gökçe’nin. Başında bin türlü bela varken yine aşka sevgiye sıra gelememişti. Tuncay pisliği hangi delikten çıkacak derdine düşmeliydi Gökçe, Yusuf neden beni görmüyor derdine değil. Tuncay bitse yıllardır görmediği babası hapisteydi. Emekli maaşını Gökçe’ye yönlendirmişti ama yine de onun bir cin

