Gökçe saatlerdir bağlı olduğu soğuk depoda ağlamaktan kızarmış gözlerini bir kez daha dolandırdı. Karanlıktan hiç bir şeyi göremiyordu. Okul çıkışı annesi ile buluşmuş, yurt dışındaki babasının yolladığı dolgun harçlıkla kendilerine kıyafet almışlardı. Ferit’ten önce el süremedikleri bu para şimdi bütünüyle ikisine kaldığı için korkusuzca harcamışlardı. Ayşe ablasının, size daha çok lazım deyip anahtarını bıraktığı arabasına doğru ilerlerken aniden önlerine çıkan minibüsle neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Karanlıktan yüzlerini bile göremediği bazı adamlar genç kızı kolundan tutarak araca sokmaya çalışırken Berrin hanım korku ile kızı kurtarmaya çalışmış, o sırada yerlerde sürüklenerek fena halde hırpalanmıştı. Poşetler bir yana annesi bir yana savrulan Gökçe, avazı çıktığı kadar bağır

