O ismi görür görmez refleksle bakışlarım Uras’a kaydı. Sanki yakalanmışım gibi. Sanki bu arama suçüstü hâliydi. Gözlerim onun yüzünde gezindi; tepkisini ölçmeye çalışıyordum. O da görmüştü.Bakışları ekrandaydı. Yüzündeki Sertliği daha koyu, daha keskin bir hâl aldı. Bir saniye bile tereddüt etmedi. Elini uzattığı gibi telefonu elimden kaptı. “Hey!” dedim, sesim kontrolümden çıkıp sertçe yükseldi. “Ne yaptığını sanıyorsun sen?” Cevap vermedi. Arkasını döndü. Omzunun üzerinden bana baktığında az önceki öfkesinden farklı bir şey vardı yüzünde. Daha soğuk. Daha hesaplı. Daha ürkütücü. Bir adım attım ona doğru. “Ver onu bana,” dedim kararlı çıkarmaya çalıştığım sesimle ama içimdeki paniği bastıramıyordum. Uras, bakışlarını bir an bile benden ayırmadan ekrana dokundu.

