Adamların odağı Uras’tı. Gözleri ondaydı. Mesafe alıyorlardı. Sessiz, kontrollü. Avına yaklaşır gibi. Kalbim boğazıma tırmandı.“Uras!” diye bağırdım olduğum yerden, sesim çatladı. “Dikkat et!” Sesim havada asılı kaldı bir an. Uras başını hafifçe çevirip göz ucuyla baktı, durumu anlamaya çalışır gibi. Devran ise o an gülümsedi. Küçücük, sinsice.Planının işlediğini bilen birinin gülümsemesi gibi. Hayır… yanlış yere bakıyordu şu an.Tam tersi yöndeydiler. İnşaat alanının öbür kenarından, kör bir noktadan çıkmışlardı. Elimle sertçe diğer tarafı işaret ettim. “Oradalar Uras! Öbür tarafında!” Gösterdiğim tarafa baktığında Uras’ın yüzü artık görüş alanımda değildi. Eli, Devran’ın yakasından yavaşça ama isteksizce çekildi. Sanki bir refleksi bastırıyordu. Tehlikeyi tartıyor, h

