“Nasıl buldun?” “Ha? Ne? Ne dedin?” sessizliği Said bozmuştu. Düşüncelerime o kadar dalmıştım ki ne dediğini anlayamamıştım. “Seni davet ettiğimde adresi söylememiştim” dedi bana bakmadan. “Mmm…” bir bahane bul, bir bahane bul.. “Gerçi babam senin babana söylemişti…” Duyduğum şeyle hemen öne atıldım “Evet! Babam! Baban söyledi! Gitmesem ayıp olur davet edildiğim yere diye babam söyledi... Bende kabul ettim gelmeyi… İşte böylece oradaydım, seninle alakası yok yani. Ya da başka bir şeyle.” Said o yakıcı ela gözleriyle bana baktı “Bana haber verebilirdin,” dedi beni süzerek. Nedense yanaklarım ısınmaya başlamıştı “Neyi?” diye sordum çekinerek “Neyi haber verebilirdim?” “Geleceğini” tekrardan önüne baktı “Geleceğinden haberdar değildim. Eğer bilseydim orada tek başına o

