Selim dalgın bir şekilde tekrar uykuya dalan sevgilisinin yüzünü izliyordu. Saat üçe geliyordu ve Pınar hala uyuyordu. Arada sırada elini genç kızın burnunun altına getirip nefesini kontrol ediyordu. Sanki hiç uyanmayacakmış gibi hissediyordu ve bu histen nefret ediyordu. Böyle bir haber alacağı aklının ucuna gelmezdi. Sevgilisinin rahatsızlığının adet sancısı olduğunu düşünürken öğrendiği gerçek onu derinden sarmıştı. Sanki tüm kanı çekilmişti. Parmak uçları uyuşmuş, kıpırdayamıyordu. Sevdiklerini kaybetmekten deli gibi korkan genç adam bunun büyük bir sınav olduğunu biliyordu. Pınar'ın yanında güçlü olacak, yalnız kaldığında ağlayacaktı. Kendini biliyordu susarsa, içine atarsa içindeki acıyı dışarı öfkeyle atardı. Hiçbir zaman ağlamaktan utanmazdı o. Sevdiği birinin tırnağına zarar ge

