2.0

1621 Kelimeler
Herkese merhaba arkadaşlarr Nasılsınız? umarım iyisinizdir Yeni bölümü umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum. şimdiden teşekkür ederim. iyi okumalar dilerim. Yaman.. Bana mesaj atmıştı. Bana. Baloya gidiyoruz diyerek.. Ben ve balo.. Güliz ablanın ve Beril'in sesleri birer uğultu olarak gelirken nasıl bir tepki vereceğimi şaşırmıştım. Zorlukla parmaklarımı hareket ettirip cevap yazdım. Ben: Gelebileceğimi sanmıyorum. Üzgünüm. Gönderdiğim mesajın ardından kaynatan ikiliye döndüğümde Güliz ablanın yüzündeki gülümsemeyi gördüm. " Sahte sevgilin mi mesaj atan? " Sözleri ile bir an da aldığım mesajla unuttuğum konu aklıma gelmiş ve gülümseyerek kafamı iki yana sallamıştım. "Hayır, o değil." İmalı gülüşlerinden hiçbir şey eksilmeyen ikili ile biraz daha sohbet etmiş ve ardından geç kalacağımı bildiğim etüte gitmek için aceleyle pastaneden çıkmıştım. Bu sırada unuttuğum Yaman mesaj atmıştı fakat henüz fark etmemiştim. Etüte geldiğimde Beril'in moralini düzeltmiş olmanın verdiği mutlulukla derse başlamış ve ödev sorularımı buradan çıkınca olacak olan özel dersime yetiştirme telaşına başlamıştım. Bu aralar pek göremediğim Özge bugün de ortalıkta görünmüyordu. Etütten çıktığımda dershaneye varmış ve özel derse başlamıştık. Önceliğimiz yine ödev verilen soruları kontrol etmek ve yapamadığım sorulara bakmak olduğunda bir süre sonra da konuya dönüş yapmıştık. Ders bitimine yakın babamı aramak istediğimde telefonumun şarjının bittiğini fark etmiş ve öğretmenimden istemiştim. O bana telefonunu verirken yarın dershanede sınav olduğunu ve katılmamı istediğini söylemişti. Babam beni onaylayarak telefonu kapattığında bugünlük bitirdiğimiz konu kısmına inat öğretmenime birkaç soru sorma peşindeydim. Yanıma aldığım kitaptaki sorularım bittiğinde babamı görebilmek için aşağı inmiştik ve babamla konuşmak istediğini söyleyerek nazikçe benimle bekleyen öğretmenimle genel olarak derslerimden bahsetmiştik. "Sayısalcı olduğun için ağırlığın fen ve matematikte biliyorum Derin , fakat sen de biliyorsun ki Türkçe'nin ve sosyalin de senin gibi tıp isteyen üst derece bir öğrenci için çok önemli. Onlara da ağırlık vermelisin. Belki haftasonu bir dil bilgisi bir de sosyal konusu çalışabilirsin. Ne dersin?" Programıma ve tuttuğum ajandama diğer yakın olduğum öğretmenlerim gibi hakimken benim Türkçe denemesi çözdüğümü ve asıl sorunun paragrafta değil dil bilginde olduğunu bildiğinden böyle bir çözüm sunduğuna emindim. Ancak unuttuğu bir şey vardı ki ben de bir robot değil insandım. Her hafta sonu deneme sınavına girdiğim yetmiyormuş gibi haftalık yapamadığım ve hocalara çözdürdüğüm soruları tekrardan çözüyordum. Haftalık program oluşturup yine de ders çalışıyordum. Hafta içi yeterince yoğun çalıştığımdan en azından sınava birkaç ay kalasıya kadar bir gün boşluk yaşamak ve insan olduğumu hatırlamak istemem normal olduğu kadar haklı da bir istek sayılmaz mıydı? Hocaya nasıl bir şekilde bakmıştım bilmiyordum fakat gözlerimde her ne gördüyse güldü. O sırada gelen babam ile birlikte sessizliğimi korudum ve hocama cevap vermedim. Babam arabadan inerek hocayla el sıkıştığında kısa bir hal hatır konuşması ve benim durumum hakkında bir konuşma başlamıştı. Neyseki hoca olumlu konuşmuştu. Türkiye geneli sınavda yaptığım başarının izleri hala sürerken bu durumdan hoşnuttum. Beni yanlarından kovan hocayla birlikte arabaya yerleşmiş ve normalde telefonumun şarjı olsa onunla ilgileneceğim için ilgimi çekmeyen konuşmaya mecburen kulak kesilmiştim. Babam cebinden çıkardığı zarfı hocaya uzattığında anlamıştım ki ücreti ödüyordu. Bazen bu konularda fazla masraflı olduğumu düşünsem de babam ve annem neyse ki bu konuda benimle aynı fikirde değillerdi. Almak istediğim kitap alınır, yemek istediğim şey yenirdi. Onun dışında neredeyse her gün gittiğim etüt merkezine cüzi bir miktarda ücret ödüyorduk çünkü yaptıkları indirim sınavında büyük ölçüde indirim kazanmıştım. Dershanedeki sınavlar ve dershane öğretmenlerine soru sorabilmem ise daha öncesinde de söylediğim gibi özel ders öğretmenimin ayarladığı gibi reklamım karşılığında ücretsizdi. Yani benim için harcanan paranın büyük kısmı özel ders öğretmenlerime gidiyordu. Onlarda ellerinden geldiği kadar yardım ediyor ve hatta fizik denemeleri, soruları gibi geometri ve matematik denemeleri , sorularını da büyük ölçüde onlar sağlıyordu. Babamın da arabaya binmesi ile yola çıktığımızda babamla bir sohbet başlatmış ve yolu ikimiz için de kısa tutmuş olmuştum. Eve geldiğimizde annem uyumamış ve bizi beklemişti. Gün boyu yemek yemediğim halde Güliz ablanın pastanesinde onun kendi elleriyle yaptığı büyük pastayı yemiş olduğumdan aç hissetmiyordum. Fakat bu annem için cevap değildi. Ona aç hissetmediğimi söylediğimde ' o zaman çorba kaşıkla ' diyerek çorbanın yemek olmadığını öne sürmüş ve hasta olmamam için bana ısıttığı çorbayı ve bugün acele ettiğim için içmeyi unuttuğum vitaminlerimi vermişti. Mutfaktaki masaya yerleşmeden önce odama çıkıp şarjı bitmiş kapalı telefonumu şarja takmış ardından da üzerimi değiştirip pijamalarımı giyerek yüzüme yaptığım ufak cilt bakımı sonrası mutfağın yolunu tutmuştum. Bu süre zarfında annem çorbamı ısıtmıştı. Sevdiğim bir çorba olan mercimek ile sesim çıkmadan kaşıklamaya başladığımda babam gibi annem de yatmaya gittiğini söylemişti. Selin de duşta olduğundan evde yalnız kalmışken çorbamın bitimine yakın kahve makinama kapsülü yerleştirip çalıştırmış ve çorbamı bitirmiştim. Kahvemi de alarak odama gitmiş ardından kendimi telefona bakmak isteyen yanımı bastırarak masaya bırakmıştım. Özel derste işlediğimiz konuyu tekrar etmekten nefret ede ede tekrar etmiş ve kitaplığımdan aldığım bir başka fizik kitabından sorularına bakmıştım. Artık bırakmak ve uyumadan önce pencere kenarında on , on beş dakika kitap okumak isteyen yanımı bastırarak sınırlarımı zorlayıp ağır fizik gününün üzerine Türkçe denemesi çözmüştüm. Tam da beklediğim gibi bir soruyu en az üç kez okuduğum ve doğru dürüst odaklanamadığım denemede normalden fazla yanlışım çıkmıştı. Pencere kenarıma hüzünlü gözlerle bakıp yatağıma ilerledim. Nihayet kavuştuğum telefonumu açtığımda gözlerim telefonda olması gerekirken müzik dinleyebilme aşkıyla yanıp tutuşarak kulaklık arıyordum. En azından bir şarkı dinlemek istiyordum. Oflaya oflaya zorlukla bulduğum kulaklığımı açmaya uğraşırken evdeki internete otomatik bağlanan telefonum bildirimleri de önüme sürüyordu. Gördüğüm kadarıyla Beril'den ve Yaman'dan mesajlarım vardı. Yaman'ın mesajına girmek isteyen elimi tutarak Beril'in mesajına girdiğimde kulaklığımda çalmaya başlayan müzikle gülümsemiştim. Beril bir fotoğraf göndermişti. Fotoğrafı açtığımda karşıma çıkan resimle gözlerimi yumdum. Eren sosyal medyasında kızıl saçlı yüzü gözükmeyen bir kızla fotoğraf paylaşmıştı. Ekran görüntüsü olarak bana birkaç saat önce atmıştı. Mutlu bıraktığım arkadaşım ben ders çalışırken kim bilir nasıl ağlamıştı? Berbat bir arkadaştım. Gözümden süzülmek isteyen yaşa izin vermek istemezcesine sokak lambasının aydınlattığı loş odamın içinde tavana kaldırdım başımı. Aramak istesem de saat oldukça geçti. Muhtemelen uyuyordu ve zorlukla daldığına emin olduğum uykusundan uyandırmak istemiyordum. Mesaj atmak isteyerek parmaklarımı açtığım klavyede hareket ettirmek istedim. Fakat bu boşa bir çabaydı. Ne yazacağımı bilmiyordum. Böyle bir durumda ne yazılırdı ne söylenirdi ki? Üzgün bir işaret attığımda uyuyup uyumadığından emin olmak istemiştim. Mesajım iletilmemişti. İnterneti kapalı veya telefonu kapalıydı. Merak ve endişe içimi esir aldığında parmaklarıma hakim olamayarak aramak için ekrana dokundum. Kısa süre çalan telefon ' aradığınız kişiye ulaşılamıyor ' ibaresi ile kapandığında daha çok meraklanmıştım. O sırada normal mesajlarda fark ettiğim mesaja girdim. Beril atmıştı. Birkaç saat önce... 'Muhtemelen ders çalışıyorsun. Umarım görmezsin de dersin bölünmez. Ben iyiyim Derin. Endişelenme, gerçekten iyiyim. Derslerimi aksatmak istemiyorum . Bu yüzden telefonumu kapatıp anneme vereceğim. Dayanamayıp sürekli bakacağımı ikimiz de iyi biliyoruz. Beni merak etme. Yarın okulda görüşürüz. ' Aldığım notla ne zaman tuttuğumu bilmediğim nefesimi bıraktım. Neyseki sandığım kadar kötü değildi. O haldeyken bile beni düşünüyor olması ile kendimi daha kötü hissederken tekrar dolmak isteyen gözlerim nedeniyle sinirle Yaman'ın mesajına girdim. Yaman: Gelebilir misin dediğimi hatırlamıyorum. ( 14.54 ) Derin? ( 16.01 ) Endişelenmeye başlıyorum. ( 17.36) Siktir, adresini bilmiyorum ki! Bunu arabaya binince hatırlamak iyi olmadı. (18.11) Yaman tarafından başlatılan sesli aramayı kaçırdınız. Nereye gideceğim şimdi Derin? (18.32) Beni delirtmeye mi çalışıyorsun?! (18.45) Sahildeki evlere sordum. Seni tanıyan yok ufaklık. ( 20.23) N'olur kaybolma sen de. Lütfen Derin. (21.00) Siktiğimin telefon numarasını bana vermeliydin! ( 21.30) Yaman tarafından başlatılan görüntülü aramayı kaçırdınız. Senin de onun gittiği gibi gitmene izin vermeyeceğim Derin! Hayır! ( 22.45) Sahildeyim. Ama sen yoksun. ( 23.02) Mısırcılara seni sordum. 'Mısır düşkünü bir kız gördünüz mü? ' diye. Adam benim bir şey kullandığımı düşündü. ( 00. 23) Aynı onun gibisin sen de. Habersizce çekip gittin. ( 01.46) Son mesajın üzerinden yaklaşık on beş dakika geçmişti. Onun gibi dediği kimdi? Mesajlar birleşerek iki gerçeği ortaya koymuş ve bas bas bağırmıştı. Birincisi benim için çok endişelenmişti. İkincisi ise beni birine benzetiyordu. Elimdeki iki yanıta inat benim cevabı Yaman'da olan bir sürü sorum vardı. Beni kime benzetiyordu? Yeni tanıştığımız ve neredeyse hiçbir şey paylaşmadığımız halde nasıl bu kadar çok endişeleniyordu ? Beril'in yanında olamadığım için hissettiğim suçluluk daha da arttığında gözlerimden süzülen yaşlar ile mesajları görmeyeceğini bilerek sesli aramaya bastım. Bir süre çaldığına dair sesler gelmiş ve ben sabırla ve sabırsızlıkla açmasını beklemiştim. Açmayacağını düşündüğüm saniyelerde beni şaşırtarak telefonu açtığında yorganımın üzerine görüneceğim şekilde bıraktığım telefonumla birlikte ellerim gözlerimi silmeye çıkmıştı. Bir ses duyuldu. Boğuk, kısık bir ses.. Sanki, sanki ağlamış gibi... "Ağlama." Tek bir kelimeye yüklediği koca anlamlarla sesli aramanın hemen yanında olan görüntülü aramaya bastığımın farkına bile varamamıştım. Gözlerim hızla telefon ekranını bulduğunda karanlık bir odada olan saçları dağılmış Yaman'ı görmüştüm. Çok, nefes kesici görünüyordu. Yakışıklı olduğunu ilk gördüğüm an da kabul ettiğim bir gerçekti. Fakat dağılmış saçları ile çok daha yakışıklıydı. "Ben.." Ne dediğimi bilmeden konuştuğumda devam edemeyeceğimi hissetmiş gibi araya girdi. "Sen ne? Üzgün müsün? Kaç saattir sana ulaşamıyorum farkında mısın sen? Telefonu yanında ne diye taşıyorsun?!" Her zamanki ifadesiz sesine nazaran bu kez sesinde birçok duygu barındırıyordu. "Ders çalışıyordum Yaman. Fark etmemişim şarjının bittiğini!" Bana kızan sesine hızla diklendiğimde yüzünde saniyelik bir değişim oldu. Gözlerini yumup elini sertçe yüzünde gezdirdiğinde bunu kendine gelmek için yaptığını garip bir şekilde hissetmiştim. "Şu siktiğimin sınavı yüzünden kendine zarar veriyorsun değil mi?!" İşte bu kadarı da fazlaydı. Kimdi ki o? Beni düşünüyor olsa da üslubu oldukça yanlıştı. "Bana küfür etme!" Ona sertçe çıkıştığımda ne üzerimdeki pijamalarım ne dağılmış saçlarım ya yada lensimi çıkardığım için taktığım gözlüğümü gördüğü umrumda olmuştu. Beni gördüğü daha doğrusu görüntülü arama yaptığımız tamamen aklımdan çıkmıştı. Yaman çıkışmama karşılık verir diye beklerken öyle olmadı. Bir masaya oturduğunu ve üzerinin çıplak olduğunu fark etmemiştim. "Tamam, özür dilerim. Sen neden ağlıyordun? Biri bir şey mi yaptı. O b-" Yaman'ın sinirinden ziyade ifadesizliğini istediğimi fark ettiğimde yine kime sinirlendiğini anlamadan araya girmiştim. Ağladığımı görmüş olması oturduğum yatakta kıpırdanmama sebep oldu. "Kimse ağlatmadı beni. Öyle kendi kendime." İnkar etmenin anlamı yoktu. Neticesinde görmüştü. Kendi kendime nasıl ağladığımı sorgulamasını beklerken Yaman bu gece beni bir kez daha şaşırttı. "Derin? Bana adresini versene. Seni gözlerimle kanlı canlı görmedikçe rahatlayamayacağım ben." Şimdi ne yapacaktım ben? Bölüm sonuuu Düşüncelerinizi buraya alalım. Yaman'dan beklenmedik hareketler görüyoruz sanki. Siz ne diyorsunuz ? Bora bebeğim iki bölümdür yok. Özlediniz mi? Neysee, diğer bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE