Selinden
Düğün ' e çok az kalmıştı. Bugün kızlarla birlikte gelinlik ve Kınalık alacaktık. Aklımda birkaç fikir vardı. Düğün yerini ve süslemesini baran hallediyordu bazen yanıma gelip düğün hakkında seçenek sunuyordu benimde fikrimi alıyordu sevdiğim şeyleri soruyordu aslında bu sayede birbirimizi tanıyorduk.
Saat 10.30 olmuştu bende yataktan kalkıp banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım. Odaya geri dönüp kıyafet seçmeye başladım bugün hava sıcaktı ve kolay giyip çıkarabileceğim şeyler arıyordum. Sonunda siyah üstü kırmızı puantiyeli bacak yırtmaçlı ve göğüs dekolteli elbisemi aldım. Hızlıca üstümü giyindim. Saçlarım da kabarık değildi o yüzden hemen düzleştirdim küçük bir tokayla da yanlardan tutturdum. Makyaj olarak da hemen bir kapatıcı ,rimel ve ruj sürdüm.
Ayağımda rahatlık açısından beyaz sneakerlarımı giydim. Odadan çıkıp aşağıya indim. Aşağıda ses soluk yoktu kimse uyanmamıştı herhalde bende güzel bir kahvaltı hazırlayabilirim mutfağa geçip Sibel annenin önlüklerinden bir tanesini giydim.
İlk önce çay suyu koydum sonra buzdolabından haşlamak için yumurta alıp küçük bir tencereye koydum haşlanması için. Kilerden 3 tane patates aldım onları soyup doğradım. Dolaptan kahvaltılıkları çıkardım. Salatalık, domates doğradım. Salona gidip masayı açtım.
Kaynayan yumurtaların altını kapatıp soğuk suya tuttum. Yağın altını açtım bir yandan sofrayı kuruyordum. Tabak ve çatalları dizdim. Mutfağa geri dönüp çayı demledim kızmış yağa patatesleri de attım. Sofrayı tamamen kurmuştum acaba başka ne yapsam diye düşünürken aklıma kuymak yapmak geldi hemen kilere gidip mısır ununu aldım.
Kuymağı yapmadan önce kızaran patatesleri alıp tabağa koydum.
''Anne kahvaltı hazır değil mi?''
Baranın sesini duyup arkamı döndüm.
''Günaydın.''
''Günaydın da annem nerde?''
''Ben aşağıya indiğimde kimse yoktu. Bende kahvaltı hazırlayayım dedim.''
Baran kafasını sallayıp mutfaktan çıkacakken aklıma baranın kuymak yapabileceği geldi.
''Baran sen kuymak yapmasını biliyor musun?''
''Neden''
''Kahvaltı için yapabilir misin?''
''Tamam sen malzemeleri ver.''
Ben hemen kuymak tavasını çıkardım sonra buzdolabından peyniri ve tereyağını çıkardım. Tekrar tezgaha döndüm barana baktığımda beni süzüyordu.
''Ee hadi başlasana.''
''Başlıycam da bizim seninle konuşmamız gereken konular var'2
''Ne konuşacağız.''
''Ben sana söylerim neyse çok konuşmada şu tereyağını ver.''
Sertçe tezgaha tereyağını koyup içeri gittim.
Boşuna demiyorum öküz diye insan biraz nazik olur. Sonra yumurtaları soymadığımı hatırladığım için geri mutfağa dönmeliydim. Hiç ona bakmadan mutfağa girdim. Soğumuş yumurtaları güzelce soydum. Daha sonra arka dolaptan tabak aldım yumurtaları ortadan kesip tabağa koydum.
Bana baktığını biliyordum ama hiç tınlamayacağım adı üstünde öküz. Yumurtalara bir kaç baharat attıktan sonra ona bakmadan mutfaktan çıktım. Merdivenlerden aşağıya Sibel anne indi.
''Günaydın kızım kusura bakma geç kaldım.''
''Sorun değil ben hazırladım''
''Baran kalktı mı?''
Tam cevap verecekken baran elindeki kuymak tavasıyla içeri girdi
''Kalktım annecim''
''Ben kızları kaldırayım.''
Sibel anne bana kafasını sallayınca bende yukarı çıktım. Kızların odasına girdiğimde yerlerde kıyafetler, dağınık makyaj masası, havasız ve güneşlikleri kapalı bir oda beklemiyordum. Yatakta yatan kızları boş verip hemen güneşlikleri ve camı açtım
''Yaa abla ne yapıyorsun''
''Kalkın hadi kahvaltı yapacağız.''
''Ya yenge bırak da uyuyalım.''
''Peki siz bilirsiniz bende sadece eceyle giderim gelinlik bakmaya.''
''Gelinlik mi?''
''Evet gelinlik neden şaşırdınız bugün bakmaya gidecektik ya ama siz böyle yatarsanız hayatta gidemeyiz.''
''Tamam abla ya kalktık işte''
''Hadi aşağıda bekliyorum sizi.''
Odadan çıkıp aşağıya geri indim Sibel anne ve baran sofraya oturmuştu bende yerime geçtim.
''Dün gece Rize'ye gitti birkaç işi varmış oradan dönüşte de teyzenleri alıp gelecek.''
''Nerden kaldı bunlar soğudu hep yemekler.''
Ay biraz beklese ölüyor sanki sabırsız işte ne olacak.
''Ee kızım siz ne yapacaksınız bugün''
''Biz gelinlik ve kınalık bakmaya gideceğiz.''
Biz konuşurken naz ve elifte geldi.
''Sonunda gelebildiniz Naz hanım.''
''Abi senin benimle ne alıp veremediğin var ya''
''Naz abicim sus yemeğini ye!''
Hep birlikte sohbet ederek yemeklerimizi bitirdik. Barana ne kadar sövsem de kuymak güzel olmuştu.
Masayı topladıktan sonra elif ve Naz'ın hazırlanmasını bekledim Sibel anneye bizimle gelmesini söyledim ama o istememişti daha sonra baran yanıma gelip yarın birlikte nikah tarihi almaya gideceğimizi söyledi. İnsan derki yarım boş musun bir işi var mı der ama bu öküz. Neyse sinirlerimi bozmayacağım. Kızlarda gelince arabaya binip yola çıktık ilk önce otelden Ece'yi aldık oradan da arabayı boş bir yere park edip kınalık bakmaya başladık. Gözümüze çarpan bir dükkana girdik.
''Hoşgeldiniz''
''Hoş bulduk''
''Nasıl yardımcı olabilir size''
''Biz kınalık ve bindallı bakacaktık''
''Tabi şu tarafta istediğinize baka bilirsiniz.''
Buradakiler gerçekten çok güzeldi kızlarından beğendi bir kaç tanesini alıp denedim. Burada sadece bir tanesi çok güzel olmuştu. Bir kaç dükkan daha gezmiştik aklımızda kalan ilk girdiğimiz yer ve 3. Girdiğimiz yerdeki elbise güzeldi. Kaftan olarak da ilk girdiğimiz yerdekini alacaktık çünkü çok bir işlemesi yoktu. Kırmızı renk ve sadeydi resmini çekip anneme ve Sibel anneme de atmıştık onlarda beğenmişlerdi i o yüzden o kaftanı alacaktık.
İlk girdiğimiz mağazaya girip kaftanı aldık sonra beğenmiş olduğumuz elbiseyi tekrar giydim. Sonunda kızlarla karar vermiştik. Şimdi sıra gelinlik seçmeye gelmişti. Tekrar dolaşmaya başladık. Aslında istediğim gelinlik her kızın hayali gibi kabarık istiyordum 4-5 tane mağazaya girmiştik artık gelinlik denemekten yorulmuştum. Kızlarla birlikte başka bir yere girmiştik mağaza çalışanın önerdiği gelinliklerin içinde bir tanesi gözüme çarpmıştı.
Onu alıp kabine gittim hızlıca giydim.
''Abla bu çok güzle olmuş.''
''Aynen yenge bayıldım abim görünce ne diyecek acaba''
''Naz!''
''Ne yalan mı taş gibi olmuşsun.''
''Vallah kuzen naz haklı çok güzle olmuşsun bence bunu alalım.''
''Bende beğendim bu olsun.''
Gelinliği çıkarıp görevliye verdim bende hızlıca üstümü giyindim. Gelinliğin sadece bel kısmında ufak tadilat yapılacaktı o yüzden onu yarın alacaktık. 4 saattir geziyorduk biz de acıktığımız için bir restoranda girdik. Önümüze gelen menülere bakarken telefonum çaldı.
Baran?arıyor...
''Efendim''
''Neredesiniz.''
''Yemek yiyeceğiz şimdi''
''Hallettiniz mi işlerinizi.''
''Evet bitti''
''Tamam telefonu Naza ver''
Telefonu Naza verdim. Naz barana bir şeyler söyleyip kapattı.
''Eee ne dedi abin''
''Buraya geliyorlar''
''Niye?''
''Bilmem neredesiniz söyle oraya geleceğiz dedi.''
''Geleceğiz derken başka kim olacak''
''Vallaha yenge bende bilmiyorum gelince göreceğiz''
Kafamı sallayıp menüye baktım. Ben cam kenarında oturuyordum yanımda ece vardı karşımda da Naz ve Elif oturuyordu. Sipariş verip beklemeye başladık. Kızlar aralarında konuşurken ben etrafa bakınıyordum.
Parmağımdaki ağırlık beni nedense huzurlu ve güvende hissettiriyordu. Parmağımdaki yüzüklerle oynarken restorantın kapısından Burak, Mert, baran ve kolunda bir kadınla içeri girdiler. Ne baranın kolundan da ki kadın da kim hem de sıkı sıkı sarılmış kim ya bu mert bizi görünce onlara işaret edip buraya doğru geldiler. Ece Mert'i görünce ayağa kalkıp sarıldı.
''Hoş geldin sevgilim''
''Hoş bulduk canım''
Bende kalkıp Mert'e sarıldım ona selam verdikten sonra
Burak kolumu çekerek sarıldı
''Yengecim beni unuttun''
''Aa seni hiç unutur muyum'' ben diyerek sarıldım.
Yerime geçeceğim zaman baran belimden tutup kendine çekti.
''Bana hoş geldin yok mu?''
Dediğine inanmayarak gözlerine baktım. Ama ciddiydi bende ortamı bozmayarak
S:sende hoş geldin deyip sarıldım. Geri çekilip yerime oturdum baran da yanıma oturdu kolunu da benim sandalyeme attı. Ya şuan çok karizmatik duruyordu ama bu şu kadınla geldiği gerçeğini değiştirmezdi.
''Bana kimse selam vermedi hayırdır naz unuttun mu beni''
''Yoo hiç unutmadım aksine görmezden geldim.''
''Nazz!!''
Kafasını ne var şeklinde salladı. Baranın yanına oturmak için hamle yapacağı sırada
''Pardon burası benim yerim anlarsın ya'' deyip göz kırptı. Aferin benim kızlarıma nasılda cevap veriyorlar.
Tam baranın karşısına oturup.
''Seninle tanışmadık ben hande''
''Bende Selin''
''Memnun oldum.''
Bende ona gülümseyip arakama yakalandım. Baranlarda sipariş vermişlerdi. Bizimkiler çoktan gelmişti. Ben biftekli salata ve sade maden suyu söylemiştim. Maden suyunu bardağa dolduracakken baran elimden alıp kendisi doldurdu.
''Teşekkür ederim.''
Bana gülümseyip bardağı önüme koydu. Baranın ve diğerlerinin de siparişi gelmişti herkes hem yemeğini yiyor hem de sohbet ediyordu.
''Fazla eğilme!''
''Ne?''
''Elbisenin onu fazla açık eğilme!!''
''Sonra neden öküz diyorsun.''
''Öküz mü?''
''Ne öküzü''
''Öküz dedin bana''
''Ben onu dışımdan mı söyledim''
''Evet dışından söyledin ve sen ba-''
''Ne konuşuyorsunuz bakalım siz aranızda''
''Vallah naz haklı sessiz sesiz ne konuşuyorsunuz.''
''Sana ne Burak her şeyi merak etme.''
''Yok abicim ondan değil kızı köşeye sıkıştırmışsın ne konuşursunuz onu merak ettiği yani''
''Etme yemeğini ye!''
Barana kaşlarını çatıp yemeğime döndüm. Salatamın her ne kadar yarısı dursa da doymuştum.
Arkama yaslandım masadaki sohbeti dinlemeye başladım. Handenin bakışlarını üstümde hissediyordum. Sanki masada sadece baran ve kendisi varmış gibi tek baranla sohbet ediyordu ama baran kısa cevaplar verip susuyordu. Herkes yemeklerini bitirmişti o yüzden tatlı yiyecektik garson menüleri dağıtmıştı ben menüye bakarken baran elimden
çekti.
''Ne yapıyorsun baran ya''
''Sence tatlı seçiyorum.''
''Garsondan kendine menü istesene''
''Niye senin ki varken''
''Of tamam hadi bana doğru göster de bende seçeyim.''
Birlikte tatlı seçmiştik ben sufle söyleyecektim ama baranın ısrarı üzerine hamsi köy sütlacı söylemiştik.
Sonunda herkes tatlılarını yemişti. Baranın önerdiği kadar vardı gerçekten sütlaç çok güzeldi. Baran hesabı ödemeye gitmişti. Bizde arabaların yanında gelmiştik.
''Eee Selin seninle çok konuşamadık mesleğin ne''
''İç mimarım''
'' Aa çok güzel peki ne yaptınız hallettiniz mi düğün işlerini''
''Bitti sayılır zaten düğün yerini Baran hallediyor.''
''Bilirim baranın zevki çok iyidir.''
Ben cevap verecekken naz kafa atladı.
N:vallah bende abimin zevkine bayılıyorum baksana selin yengem gibi birini buldu.
Handenin yüzü düşlerken ben gülmemek için kendimi tuttum. Baran gelmişti. Herkes arabalarına gidecekken baran kolumdan tutup
''Burak sen selinin arabasını al Naz ve Elif ona binin. Sende benim arabaya.''
''Merak etme yenge sağ salim geri teslim edeceğim arabanı.
Baranın arabasında ben ve hande vardık. Ece mert ile birlikte gitmişti Burak ve kızlarda benim arabayla gidiyorlardı.
Eve gelmiştik. Sibel annenin kardeşi yani handenin annesi de buradaydı. Handeye göre daha sevecen biriydi. Onlarla da geç saate kadar oturup sohbet ettik. Yarın baranla nikah tarihi almaya gidecektik o yüzden izin isteyip yukarı çıktık. Hızlıca pijamalarımı giyip yatağa yattım.
- Yeni bölüm ile karşısındayız umarım beğenmişsinizdir
-Hepinizi seviyorum yeni bölümlere görüşmek üzere.
BARAN&SELİN
❤