Karanlık gece yavaş yavaş çekilirken, kasaba uyanıyordu. Taş sokaklar, ahşap evler, ince ince yayılan deniz kokusu... Hepsi o günkü değişimin habercisiydi. Elif ile ben, evin küçük balkonunda durduk, güneşin doğuşunu izliyorduk. İçimizde fırtınalar koparken, dışarıda da yeni bir hayat başlıyordu. “Elif,” dedim, “bugün geçmişle hesaplaşma günü. Artık saklanamayız, gizlenemeyiz. Kasaba bizim ve biz sesimizi duyuracağız.” Elif başını çevirdi, gözleri kararlıydı. “Evet, artık susmak yok. Küllerimizden doğacağız, daha güçlü, daha dirençli. Ve birlikte... her şeyi aşacağız.” O anda arkamızda kapı gıcırtısıyla açıldı. Mehmet içeri girdi, yüzünde ciddiyet vardı. “Liman bölgesinde işler kızışıyor. Dışarıdan gelenlerin sayısı artıyor. Hazırlıklı olmalıyız.” Kuzey’in bakışları karardı. “O zaman h

