Kıran kırana geçen bir mücadele oldu desem belki de abartmam. Başa baş giden oyunu elbette ki Harun bey kazandı. Ne kadar çamura yatmaya çalışsam da sonucu değiştiremedim. En nihayetinde zaferi karşısında benden ne isteyeceğini sorduğumda, sinsi bir gülüş belirdi yüzünde. " Gece uzun güzelim, sabaha kadar vaktimiz var merak etme. Çok uzun süre beklemene gerek kalmayacak." Neden acaba o, merak etme deyince ben daha fazla meraklandım ki? Bu kadar gizemli davranması beni ürkütmekten çok heyecanlandırdı diyebilirim. Akşam üzeri elime ulaşan nottan sonra yerle bir olan moralim, Alper hocanın arayıp "Hallettim, merak etme. Sen Harun'la ilgilen ve gerisini düşünme. Şimdi bozuntuya vermeden Harun'un durumu hakkında bilgi ver ve beni azıcık yağla lütfen. Bugün yeteri kadar ilgi görmedim." deyince

