“Nergiz xanım bak bu bana Kerim ağam gelin xanim gelsin dedi !"
Kerim babanın çağırması ile elimdeki seniyi sofraya koyup yukarıya çıktım. Ağam Sedirde oturmuş sigara içiyordu. Ona bakmaya özen gösterip Kerim babanın yanına gittim.
“ Buyur ağa baba! Birşey mi istedin?"
“ kızım seninle biraz baba kız konuşalım.Ama burda olmaz baba bir kahve yapı ver odama getir ."
Baba kız gerçekten de baba gibiydi. Amcamdan sonra bana sahip çıkan kızı gibi gören her iki görümcem den ayırmıyor Selma ablaya nasıl bakıyorsa bana da o gözle bakıyordu. Kıymetlim diyordu bana. Üç yıl olmuştu bu konağa geleli Allah'ın cezası eski kocam bana etmediği zulüm kalmamış üstelik başka bir kadına evli birine iftira atıp tuzak kurduğu için adam karısını boşamış kadında Van'ı terk edip İstanbul'a gitmişti. Üstelik giderken hamileymiş . Adam yıllar sonra karısını ve oğlunu görünce üstelik kadın ölümle yaşam arasındayken şimdiki kocam MEM ağanın akrabası olduğu için kadına atılan iftirayı ortaya koyup halimi görünce eski kocamı kadının kocası öldürdü . Beni de MEM ağa himayesine almıştı. Konağa geldiğimde MEM ağanın karısı Selma abla Allah ondan bin kez razı olsun . Bana bir abla anne olmuştu .Ama hastaydı Selma abla hem kanser hastası hemde kısırdı . Çocukları olmuyordu. Zaten MEM ağa onu da benim gibi bir zulümkârın elinden kurtarmış. Selma ablanın dediğine göre Mersin'de narenciye bahçesinde çalışırken başına bir kötü şey geliyorken MEM ağa orada ki bahçelerini ziyaret için gitmiş . Tevavuk bu ya Allah 'ın işi Mem ağa O gün onu ölümden kurtarmış. Selma abla da benim gibi kimsesizmiş. Üstelik birde bir küçük kardeşi varmış. Mem ağanın ailesi onu evlendirmeye hazırlanırken MEM ağa Selma abla ile evli bir şekilde konağa gelmiş. Evlenmişler evlenmesine ama kayın validesi benimde artık kayın validen oluyordu . Ona bir gün yüzü göstermemiş . Gerçi aynısını banada yapıyor .MEM ağa olmasa birde Kerim ağa heralde ikimizi diri diri toprağa gönderdi.Zalim bir kadındı kayınvalidem. Onun isteği abisinin kızını alıp hanım ağa yapmak ama abisinin kızı Mercan'ı sevmiyordu bu ailedeki herkes. Talih bu ya Selma abla vasiyet olarak beni istemiş MEM ağa da kabul etmek zorunda kalmıştı .Lakin hiç bir şekilde yan yana gelmemiştik. Zaten kimse bana fikrimi sormamıştı. Onlar istemiş bende kabul etmek zorunda kaldım . Mem ağaya bir can borcum vardı. Beni o zalimin elinden kurtardığında ölmek istemiştim .
Ama bana ölümün kurtuluş olmadığını aksine yaşamam gerektiğini Selma abla öğretmişti. Canim ablam ! Benim hiç olmayan ömrümde ilk kez bana kan bağı gerektirmeden aile olunacağını anlatan tek kişi . Bugün büyük gündü benim için . Selma abla Kanada da tedavi görüyor sabah beni aramış ve iki gün sonra burada olacağını söylemişti. bunun üzerine kayınvalidemler için sofra hazırlamaya kalkmıştım .Kerim ağa beni çağırdığı için çok tedirgindim. İyi bir şeymi söyleyecek yada beni bağ evine mi göndericek kestiriyordum .Elimde kahve ile Kerim ağanın odasının önüne kadar geldim . Derin bir nefes alıp ciğerlerime doldurup iki dakika bekledim .İçimde kötü bir his vardı .
“Davetiye mi bekliyorsun kiza xelke! Ağam seni bekliyor ."Bese xanım'ın bana seslenmesi ile çabucak kapıyı açmak zorunda kaldım.
“Ağa babam! Müsaitmisin?"
“Gel bûxe gel! "
Kahvesini uzatıp buyur ettiği yere geçip oturdum .Daha konuşmaya başlamadan kapı açıldı. Kim olduğunu tahmin etmek zor değildi .Bese xanım'ın meraklı oluşu dedikoduyu nasıl sevdiğini ve herşeye hakim olma hırsı bir gün onu bitirecekti .Bunu farkında değildi ama bir gün bu hırsı herşeyini kaybetmesine yol açacaktı.
“Ağam! Özel değilse bende geldim ."
“Özel Bese xanım! Kızımla konuşacaklarım var şimdi bizi yalnız bırak bir daha ben çağırmadan aslada gelme!"
Bese xanım'ın yüzü aldan mora dönerken sesini çıkarmadan odadan çıktı . Biliyordum ağanın yaptığının hesabını bana soracaktı.Selma abla burda olduğunda bana karışamıyordu . Çünkü Selma abla kendisine yapılana sesini çıkarmazken bana yapılanı sineye çekemiyordu .Onu çok özlediğimi bir kez daha farkettim .Beşe xanım çıkarken ben Kerim babaya döndüm . Konuşmasını yapmak için boğazını temizledi . Bellki zor bir şey söyleyecekti .Çünkü Kerim baba asla lafını eveleyip gevelemez direk söylerdi.
“Seni buraya neden çağırdığımı merak ediyorsun biliyorum güzel kızım ! Ben seni buraya kayın baban olarak değil baban olarak çağırdım. !"
“Estağfurullah baba zaten kayınbabam değilsin ki ! Sen benim kaybettiğim babamsın ! Kimsesizliğimin kimsesisin .Bu evde durmamın ikinci sebebisin. Baba ben seni çok seviyorum '"
Ellerimi ellerinin içine aldı . Şefkatle beni kendisine çekip alnımdan öptü. başımı göğsüne koydum. Kerim baba dışarda zalim ketun biri gibi görünürdü. Sertti. Karısı Bese xanım'a hiç güldüğünü görmedim .Lakin oğullarına kızlarına tam bir aile babasıydı .Hele bana . Bir kaç dakika göysünde ağladım sonra beni kendisinde uzaklaştırdı.
“Bu kadar duygusallık yeter gelin xanım senden bugün ilk kez bir şey isteyecem. ."
Başımı kaldırıp göz yaşlarımı sildim .Ve merakla söyleyeceği kelimeyi bekledim.
“ Kızım !bugün kötü bir haber aldım .Biliyorsun Selma kızım hasta . Ve tedavisi iyi geçmiyor. Mem onu eve getiriyor .Çünkü Selma burda son günlerini geçirmek istiyor .Biliyorsun yıllardır çocuğu olmuyor .Seninle evlenmesini bizzat Selma kızım istedi .MEM sadece himayesinin altına almak için seninle nikah kıydı .,"
Bildiğim sözleri söylüyordu. Selma ablanın iyi olmadığını görümcem Şilan dün söylemişti. Ve dünden beri hiç iyi değildim .Selma ablayı çok seviyordum .Onun kocası ile evlenmeyi ihanet gibi görmüştüm. Ama “hakkımı helal etmem benim için kabul et "değince onun hatrına kabul etmiş zaten bu evlilik hiç bir şekilde gerçek değildi .Daha önce MEM ağa benimle konuşur halimi sorardı. Şimdi selam bile vermez beni gördüğünde görmezden gelirdi .
“Kızım senden zor bir şey isteyeceğim bunu sana kayınvaliden söylemesi gerekiyordu lakin o elinden gelse seni çoktan kovmuştu. Kızım ! Senden torun istiyorum . Biliyorum zor bir şey ama senden başka kimsesinin bu evde olmasını İstemiyorum. Sen kabul etmezsen Selma dilim varmıyor ama öldükten sonra Bese hemen yiğenini getirir .Ve o soydan bu eve gelin diye gelmesini istemiyorum ."
Üç gün geçmişti Kerim ağa ile konuşmamız . Düşünüyordum. Ölüm Allah'ın emriydi lakin kimin önce öleceğini Rabbim bilirdi .Ve ben üç gündür odamdan dışarı çıkmıyordum .Bese xanım kaç kez gelmiş ne konuştuğumuzu sorup durmuş benden bir cevap alamayınca bir kaç küfür hakaret edip girmişti .Ve bugün mecburi bir şekilde dışarıya çıkacaktım. Çünkü sabah Selma abla gelmişti .Ve ben yüzüm olmadığı için onun yanına bile gidemiyordum .