Lina Sungurlu Bakışlarımı araçtan inen kişiden bir an bile ayıramıyordum. Korkuyordum. Adnan Soylu, aynı karanlık bakışlarıyla dimdik duruyordu. Yavuz hızla arka kapıya yönelip açtığında, “Buyurun efendim,” dedi saygılı bir ses tonuyla. Dedem, tek bir kelime etmeden araca bindi. Oturduğum koltuğa çakılı kalmıştım sanki. "Torunum..." derken bile sesinden tehlike akıyordu. Zar zor dudaklarımı araladım. "B-benden ne istiyorsun?" derken bedenimle birlikte sesim de titremişti. Elindeki sarı zarfı dizlerime koyduğunda bakışlarım zarfta odaklandı. "Bu... bu ne?" Bu zarfı açmayı hiç istemiyordum. Dudakları tehlikeli bir şekilde kıvrıldı. Eli usulca cebine gittiğinde bir kalem çıkardı. "Aç ve imzala." Sesinde baskı, tehdit, ve gücün getirdiği o soğuk eminlik vardı. Başımı hızl

