Kafes Dövüşü

2250 Kelimeler

Farah. Bir yerde duymuştum; insan en çok kaçtığı hayata mahkûm olurmuş. Artık bu hayata elleri prangalı bir mahkûmum ben. Kelepçeyi takan her zaman ben olurdum oysaki... Metalin tık sesi kulağıma bir melodiden farksız gelirdi. Ama şimdi... Bileklerimde görünmez bir kelepçe var; görünmüyor belki fakat ağırlığını iliklerime kadar hissediyordum. Ama en garibi de ne biliyor musunuz? Yaptığım şeyin yanlış olduğunu bilmeme rağmen zerre pişmanlık duymamam. Hiç pişman değilim ve yine olsa yine yaparım diyecek kapasitedeyim. Tüm bu düşüncelerimi babama olan sevgime bağlamak istiyorum çünkü... Çünküsü yok. Olmamalı da. Babam için yapıyorum. "Kaç dakika kaldı?" Camdan dışarıyı seyrederken Feyyaz'ın mekânına varmayı bekliyordum. Yolculuk biraz uzun gelmişti ya da yorgunluktan tahammülsüzl

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE