Cemre'den devam: Zangır zangır titreyen vücudumla kantine giriş yaptım. Bizimkileri her zamanki yerimizde bulduğumda koşar adım yanlarına gittim ve peteğe koala misali sarıldım. Aşk bu'ydu işte. "Sana da günaydın Cemre." "Günaydın bebeklerim!" Eksik olduklarını görmemle kaşlarımı çattım. Eylem bebeğim de neredeydi? Bakışlarımı kantine çevirip sıradaki insanlara baktım. Yoktu. Masalara tek tek baktığımda da bulamamıştım. Dudaklarımı büzdüm ve geriye yaslandım. Belki de sınıftaydı. Boynumdaki atkıyı çıkartıp kafamı masaya yasladım. İlk dersimiz beden olduğu için ve 12. sınıf olduğumuz için serbest bırakıyordu hoca bizi. Bu ekstradan iki saat uyku demekti. Gözlerimi kapattım ve beni çağıran uykunun kollarına kendimi bıraktım. Diğer öğrencilerin aksine boş derslerde uyur, önemli der

