"Eylem, hadi inat etme fıstığım." "Gelmek istemiyorum, Ufuk." "Emre çok üzülecek." Omuzlarını silkip ayaklarını sehpaya uzattı. Ayağımla ayağına vurup indirmesini sağladım. Annemden azar işitemezdim bunun için. "Yavaş, ayı." "O ayı, zor kullanmak zorunda kalacak birazdan." İki kolunu da havaya kaldırıp şirince gülümsedi. "Uçur beni, bebeğim." Eğilip onu kucağıma aldım. Bacaklarını belime dolayıp azıcık geri çekildi göz teması kurabilmemiz için. "Gitmek istemiyorum." "Kızım seni var ya..." Kaşlarını kaldırıp devam et dercesine baktı. Sırıttım ve kollarımı biraz daha sıklaştırdım. "Öperim." "Kafasız." Bacaklarını çözüp koltuğu gösterince yavaşça oraya bıraktım ve yanına oturdum. Gözünün önüne gelen tutamlarla oynarken sırıttım. Şu aralar en büyük hobimdi saçları. "Niye gelmiş?"

