3.BÖLÜM

1441 Kelimeler
Eve geldiğimde annem ve babam yoktu sadece Tom vardı. Yemek yiyip yemediğini sorduktan sonra yediğini öğrenince bende kendim için bir şeyler hazırlamak için mutfağa gittim.Karnımı doyurduktan sonra odama gidip kendimi yatağıma resmen attıverdim. Tam huzurlu oldum derken dank diye Tom içeriye girdi.Ona sinirli bakışlarımı çevirdiğimde Tom'un ; " Öldürseydin bi de " "Ne kapı çalmadan odaya dalıyorsun be! " " Oldu başka arzun ?..." diyip dalga geçerek yüzüme baktı. " Onu bunu bırakta benimle gel hemen sana bazı şeyler verecem orada işine baya yarar " dedi . Onun suratına boş boş bakarken... "Lilyy ! Hadi kızım bütün gün yataktan kalkmanı bekleyemem. " dedi sinirle. offlayarak peşine takıldım Odasına gittiğimizde ne vereceksen ver bakışı attım.Bu hareketime o da gözlerini devirdi. Sonra da dolabını açıp büyük bir kutu çıkardı. Birkaç aleti kutudan çıkartıp yanıma getirdi. Ben ne olduklarını anlamaya çalışırken Tom elindekileri bana göstererek ne işe yaradiklarini anlatmaya çalıştı. Eline yüzüğe benzer bir kaç şey alıp bana göstererek ; " Bunu parmağına takacaksın Lily ve hiç çıkarmayacaksın. " dedi " Bu ne işe yarıyor ki? "diyip yüzüğe benzeyen şeye baktım. "Bu güç yüzüğü. Bunları her iki elindeki parmaklarına takıp bir şeye vurduğun zaman elli insan gücünde bir kuvvet oluşturuyorlar. "dedi. Anlamayan gözlerle Tom'a baktığım da oflayarak beni dışarı çıkarıp beton duvarın önüne getirdi. " Duvara hızlı bir şekilde vur Lily " dedi Manyak mı bu çocuk elimi kırmamı heralde istiyor dedim içimden. " Hadi Lily!!! " Daha fazla uzamasın bu konu diye dediğini yaptım. Çok hızlı değil ama yavaşta olmayacak şekilde duvara vurduğumda gözlerime inanamadım... Duvar!!! yerle bir oldu resmen . Şok içinde Tom 'a baktığımda yüzünde gururlu ve kendini beğenmiş bir ifade vardı. "Na-...sıl oldu bu " diye kekeledim "Güzelim buna beyin derler " dedi kafasını işaret ederek . " Senin uzmanlık alanın değil kafanı yorma hiç " dedi bilmiş bir şekilde. " Herkes kendi alanında iyi zaten şımarma hemen " dedim. Ama şımarmakta sonuna kadar haklıydı. Onunla bir kez daha gurur duydum ama belli etmedim. Bu şey orda benim çok işime yarayacaktır parmağımdan asla cikarmicam bunu.Daha sonra bir çift ayakkabıya benzer bir sey uzattı bana "bunları da sürekli tak aynı yüzük gibi işlevi var bunların da " onları da elinden alıp yanıma bıraktım . Kutuya tekrar uzanıp bu sefer içinden bir tane gözlük verdi gözlüğü taktığımda etrafıma baktım ama farklı bir şey olmadı. " Bu ne işe yarıyor peki " " Bu gözlükleri taktığında ormanlık alanda tuzak çukur vs varsa onları gösteriyor sana ve tabiki karanlıkta etrafında olan canlıları gösteriyor. 1 km ötedeki canlıyı bile görebilirsin bu gözlükle . " dedi Tom. " Ve son olarak..." diyip bir sürü küçük top şeklinde olan şeyleri verdi bana .. " Bunlar dron hem radar hem de kamera özelliği var.Sana vereceğim alet sayesinde hangi modu kullanmak istiyorsan onu ayarlarsın. Ufak oldukları için neredeyse her yere girebilirler. Tek yapman gereken havaya fırlatmak. Havaya attığın an aktiflesir ve 15 km ye kadar etrafta bulunan canlıları kızılötesi ile gösterir sana tabi kamera seklinde de kullanabilirsin." Tom bunları söylerken bir anda boynuna sarıldım. " Teşekkür ederim abi." O da sırtımı sıvazlayarak " Önemli değil Lily seni hep koruyacağım " dedi. İki gün sonra... Sonunda o gün geldi. Saate baktığımda saat sabahın yedisiydi ve lanet olsun ben gece heycandan hiç uyuyamamistim. Yatağımdan çıkıp banyoya girip duş aldım. Daha sonra dünden hazırladığım kıyafetlerimi koltuktan alıp giymeye başladım. Bol paça lacivert pantolonumu giydim üstüne askılı crop giyip kahvaltı hazırlamak için mutfağa indim. Bay Jack in gelmesine iki saate yakın süre vardı. Son günümde ailem ile güzel bir kahvaltı yapmak istiyordum kim bilir belki bu son kahvaltımdır onlarla. Masayı hazırlarken annem de geldi yanıma ve yardım etmeye başladı. " Lily orda bir sorunla karşılaşırsan hemen eve geleceksin işi bitirmek için inat etmeyeceksin " dedi annem. "Anladın mı beni " "Anladım anne söz veriyorum " Normalde araştırma yaptığım yerlere gittiğimde sorun yapmıyordu. Ama sss ormanı dediğimde derin bir nefes almıştı. Orasının tehlikeli olduğunu biliyorlardı sık ve devasa ağaçların bulunduğu ,nerden hangi canlının çıkacağını bilmediğin bir yerdi ve içten içe orda çalışma yapmamı istemiyorlardı. Onları anlıyordum ama gideceğim yer orası olamadığı için bir şey de diyemiyordum. Babam ve Tom da geldikten sonra güzel bir kahvaltı yaptık saatin nasıl geçtiğini anlamadık bir anda zil çalınca saatin dokuz olduğunu gördüm. Kapıyı açmak için gittiğimde içimde korku oluştu. Arkamdan bizimkilerde Jack'i karşılamak için geldi sadece Tom gelmemişti. Kapıyı açıp karşımda durana baktım.Dik duruşu ile karşımda durmuş düz bir ifade ile bana bakıyordu Jack. Onu görünce korkudan kalp atışlarımın hızlandiğını hissettim. O da hissetmiş olmalı ki tek kaşını kaldırıp bana baktı ama yüzünde bu sefer ufak bir tebessüm vardı. Arkamdan gelen ailemi görünce bakışlarını benden alıp onlara çevirdi. Babam öne çıkıp; " Merhaba Bay Jack içeri gelmez misiniz kahve ikram edelim" Jack, yüzünde samimi bir gülüşle babama baktı; "Teşekkürler ama benim Lily bir an önce gideceği yere bırakmam lazım. Belki başka zamana " Babam olur dercesine kafasını salladı. "Kızım size emanet Bay Jack. Lütfen onun güvende olduğundan emin olun " dedi annem "Siz hiç merak etmeyin Lily 'i ne pahasına olursa olsun koruyacağız hem ben hem de ailem başına bir şey gelmemesi için elimizden geleni yapacaz . " İlk defa ses tonu yumuşak çıkmıştı ve güven vericiydi. Bavulları ve eşyaları koyup ailemle görüştükten sonra arabaya doğru Jack ile yürüdük.Arabaya bindikten sonra dikiz aynasından aileme baktım bir an gözlerim doldu belki de onları bir daha asla görmeyecektim . Jack bana dönüp; " Maceraya hazır mısın Lily " diye sorup arabayı çalıştırdı. Hazırım! Galiba? .... Yaklaşık bir saat boyunca yol gittik.Çok tedirgindim yanımda sonuçta kurt adam vardı nasıl davranacağımı bilmiyordum ve ayrıca ona sormak istediğim şeyler vardı ama cesaret edemiyordum .Jack 'in yandan bana baktığını gördüm . " Lily korkmayı bırak artık merak etme insan eti yemeyiz" dedi. Ben kocaman açılmış gözlerim ile bir an ona baktım. Aklınca beni rahatlatmaya çalışıyordu ama daha çok korkmama neden oluyordu. Bu durumumu görünce yaşlı Jack derince nefesini verdi. " Bak kızım iki saatlik daha yolumuz var ve sen böyle korkmaya devam edersen yanımda kalp krizi gecireksin. Bunu kesinlikle istemem. "dedi sakin bir ses tonuyla. "Üzgünüm... halen bu olanlara inanamıyorum..Yani daha bir hafta öncesine kadar sizin varlığınızdan habersizdim ve şimdi.... Bir kurt adamla yolculuk yapıyorum " Jack bu lafıma gülüp, " Haklısın inan bana mecbur kalmasaydık sizin türünüzle asla iletişime geçmezdik. Ama bu sorunu bir türlü çözemedik sizinle ilgili araştırma yaptığımız da alanında en iyisinin sizin şirket olduğunu gördük" dedi " Peki bizim şirketin kurt adamları bilgini nerde biliyordunuz? " " Bizimle bağlantılı olan şirketlerin ya da kişilerin isimleri hepsi bizde kayıtlı. " dedi yola bakarak. O anda dank etti " Ne yani benim ismim de mi kayıtlı artık " dedim bunu söylerken sesim titredi ve ses tellerime lanet ettim.. " Tabi... Artik sende bizim kara listemizdesin Lily . " dedi bir yandan da bana bakıp gülüyordu. Bence hiç komik bir durum yoktu.Bu adam beni cidden kalpten götürecekti. Boğazımı temizleyip tekrardan ağzımı açtım, " Peki sizin sürünüzle ilgili bilmem gereken önemli şeyler var mı? Daniel bahsetti ama sizden duymak daha iyi olur sonuçta sizin aileniz." dedim dudağımı ısırarak. " Aslında ekleyeceğim çok şey yok. Daniel ne dediyse onlar geçerli. Sürümüz için her şeyi yaparız birbirimize çok bağlıyız. Genelde bu her klan için geçerli ama Ay Sürüsü daha çok bağlıdır birbirine. Geçen yanımda gördüğün 'Alex' benim oğlum olur. O sürünün betasıdır. Boyut değiştirdikten sonra o seni karşılayacak. Yalnız şimdiden söyleyeyim korkma sakın onu görünce...insan formunda olmayacak kurt formunda karşına çıkacak " dedi. İşte şimdi yandım ben daha insan formundan korkuyordum bunların kurt formunu görsem kim bilir ne olur. "Ve sürünün alfası Zade... Onu kızdıracak hiçbir şey yapma Lily. Senin gelmene izin verdi ama en ufak hatanda affı olmaz. Eğer bir sorun çıkarmazsan sürü de senin için tehdit olmaz." Ona yandan dik dik baktım orda çeneme hakim olsam iyi ederim yoksa başıma bela alırım diye düşünürken Jack devam etti , " En son olarak Lily eğer ölmek istemiyorsan bizim alanlarımızın dışına asla çıkma. Her bölgenin hakim olduğu bir kurt sürüsü vardır ve inan bana hepsi bizim gibi misafirperver değildir " dedi. " Senin geleceğini bütün sürüler biliyor .Kendi yaşam alanımız tehlike altında olduğu için çoğu klan gelip araştırma yapmanı onayladı ama bazı klanlar insanların dünyamıza girmesine kesinlikle karşılar " Jack konuşurken bir anda durup etrafına baktı sonra bana dönüp " Geldik. Bundan sonrasında tek başına gideceksin Lily. Kurtlar karşına çıkana kadar arabayı düz bir şekilde sürmeye devam et sakın ara yollara girme. Alex ve baska kurtlar seni karşılamak için gelecekler." dedi ve arabadan indi. Bende inip yan sürücü koltuğuna geçtim. Stresten ellerim terliyordu. Jack camdan bana bakıp " İyi şanslar kızım.. "Umarım ormanımızı yok eden şeyi bulursun " deyip uzaklaştı . Şu an sadece önüme bakıyordum arabayı çalıştırmaya cesaret edemiyordum. Derin bir nefes alıp aracı çalıştırdım ve sürmeye başladım artık bundan sonra geri dönüş yoktu. .......
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE