Biraz daha sakinlesmiştim. Engin bana iyi gelmişti. Bana kalkıp bir bardak su getirdi. İyi misin güzelim diye sordu. İyiydim. Kendimdeydim. Evet diye yanıtladım. Devam etmek ister misin diye sordu. İstiyor muydum . Bunu gerçekten ben de bilmiyordum. Ama devam ettim. En son ikimiz de karar verdik. Daha doğrusu ben istedim. Bir daha yanımda olmasını, bana dokunmasını istemiyordum. Çünkü kendimi aciz hissediyordum. Tam iki hafta geçti Engin. İki hafta boyunca aynı sırada oturduk. Sözünü tutmuştu. Ne yanıma gelmişti. Ne yüzüme bakmıştı. En ufak bir şey dahi söylememişti. Her ne kadar ona git desem de o an fark ettim ki ben onun gitmesini istemiyorum. Çünkü benim yaşadığım şeyler hafif şeyler değildi. Ben kimseye açmadığını mahremiyetimi ona açmıştım. Her şey bu kadar basit olmamalı diye düşün

