"İpek ve siz iki serseri ne yapıyorsunuz burda?!" Duyduğum sesle hızla arkamı döndüm. Rüzgar sinirle bize bakıyordu. Ben biraz önceki olanları unutmuş, birazdan olacakları düşünüyordum. Kısa bi an gözüm Serkan'a kaydı şaşkınlıkla Rüzgar'a bakıyordu. Benim gözler kocaman açılırken Cem benim neye baktığımı merak etmiş olmalı ki o da Serkan'a baktı ama onun yüzünde bi sırıtma oluştu. Ben gözlerimi onlardan çekip Rüzgar'a baktım ama onunda şaşkınca Serkan'a baktığını gördüm. Ne oluyo be?! Ben burda çok Fransız kaldım ya lan. Bunlar birbirini tanıyor mu acaba. Rüzgar kendini toparladı ve konuşmaya başladı. "Evet, sorumun cevabını alabilir miyim artık?" Ya ne diycem ki şimdi ben Rüzgar'a? Bişeyler uydursam. Ama ben yalan söyleyince kızarıyorum. Rüzgar'da bunu biliyo yalan söylesem hemen anlar.

