"Size çok önemli ve çok güzel bir haberim var." Annemin mutluluktan parlayan gözlerini ruhsuz bakışlarımla izliyordum. İçten içe akıttığım gözyaşlarım ruhumu çürütüyordu ve o bunu görmezden geliyordu. Ne kadar üzgün olduğumun farkındaydı ama aynı zamanda umurunda değildi. 'Hakan için' diyordum kendime. Onun için ayakta olmalıyım. Onun mutlu olması için. Benim yerime şen kahkahalar atsın, hayatı doya doya yaşasın, sevsin, çok sevsin, aşık olsun istiyordum. Ben yanında olmasam hep eksik hissedecekti. O kahkahalarda hep bir burukluk olacaktı. Gözleri beni arayacaktı. Bu yüzden gidememiştim. Ondan kopamıyordum. Çünkü ondan gitsem bende de aynı burukluk olacaktı. Hiçbir zaman tam manasıyla mutlu olamayacaktım. Şimdi de mutlu değildim gerçi. Mutsuzluk alnıma yazılmış kara bir lekeydi sanki

