Bölüm 2
Ahsen
Günler geçti haftalar geçti belki de ay olmuştu bir daha hiç göremedim o çocuğu istifa mı etti acaba diye içimde ufak bir korku oluşuyordu.İş yerine yavaş yavaş alışmaya başlamıştım ya da bu kore dizilerinden fırlamış gibi duran çekik gözlü kahraman mı sevdiriyordu bu hastaneyi bana.
Öğlen yemeği için yemekhaneye çıktığımda sıraya girdim yemek için yan yana insanlar ilerlerken yan tarafıma bakmam ile onu gördüm.
Öksürüyordu.Hasta olmuştu bu benim canımı niye bu kadar çok yaktı bende bilmiyorum daha adını bile bilmediğim bir insan sonuçta.Yemeği almak için yanımda durdu o an gözlerimi oraya çevirmemek için elimden geleni yaptım ama başarılı olamamıştım.
Başıyla bana selam verdi ama bu herkese karşı verilen bir selamdı.Ne yapacağımı bilemeden bende aynı şekilde başımı salladım.
Dışarıdan kalbimin deli gibi atışı duyuluyor mu acaba.İnşallah duyulmuyordur ya da ellerimin titremesi görünmüyordur.
Hemen yemeği alıp masalardan birine oturdum o da başka bir masada.Arkam ona dönük şekilde oturmuştum yoksa sürekli ondan tarafa bakacaktım.Yemeğini yiyip gitti köşeyi de döndü gözden de kayboldu ama ben hala arkasından bakmaya devam ediyordum.
Ömer
Yemekhaneye çıkmak için asansöre bindim.Asansörde gördüğüm kişi ile yüzümü buruşturmamak için zor tuttum kendimi.Esra yine bütün iticiliğini alıp da gelmiş. Uzun kıvırcık saçları olan güzel bir kızdı ama benim gözümde karşı cins olarak bile sayılmayacak türdendi.
“Naber ömer” dedi
Cıyak cıyak itici sesi kulaklarımı tırmalıyordu .
“iyi senden naber”dedim.
“Ne olsun aynı iş güç bir ara nöbette kahve içelim seninle bayadır oturup sohbet etmiyoruz ya da bana gel bişeyler içeriz” dedi
“Bakarız. Kolay gelsin “deyip indim asansörden. Bu kızın niyeti bana hiç hoş gelmiyordu nedense. Spora başlayıp kendime baktığımdan beri kızların bu hallerine alışmıştım beğenme hali baygınlık hali hayranlık hali…
Ama içimde hala o kendine güvenemeyen çocuk vardı. Sacide beni terkettiğinden beri kendime güvenimi toplayamıyordum.Yemekhaneye çıktım sırada yine o kızı gördüm.Başımla selam verdim. Selam vermemi beklemiyordu heralde yüzünde bir şaşırma oluştu selamını verip başını önüne eğerek gitti.Utangaç hali baya dikkatimi çekmişti.Uzun süredir utangaç kız etrafımda pek rastlamıyordum nesli de tükenmiş olabilir. Yemeğimi yiyip tekrar servise indim ve çalışmaya devam ettim
Ahsen
Sonunda onun katına verdiler stajım için.17 yıllık hayatımda bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum ayaklarım titriyordu.O gün çalıştığım ünite yarım gün çalışıyordu beni de onun servisine verdiler.Gittim servisteki hemşireler ile konuştum oturdum deske. Baktım etrafıma ama yoktu o da mı gitti acaba diye düşündüm neyse dedim spanç katlayım.
Sonra bir baktım o geldi deskin üstüne yaslandı bütün heybetiyle.Yunan tanrısı gibi birşeydi bu çocuk.Analar neler doğuruyor diye geçirdim içimden.Ben devam ettim katlamaya sonra bir ses duydum
“Senin ismin neydi “ erkek sesiydi ve etraftaki tek erkek oydu.
Başımı hafif kaldırarak gözlerimle onu baktım.
“Aahsen” sesim içime mi kaçtı ya da ben o a harfini niye iki kere söyledim hiçbir fikrim yok.
“Hmm” dedi.dudaklarını anladım der gibi birbirine bastırıp hafif kaşları kalkmış bir şekilde.
Gözlerini gözlerimden çekince rahat bir nefes alabildim.
Sonra tedavi hazırlamaya gittiler.Bende oturmaya devam ediyordum.Hadi bir cesaret kızım deyip tedavi odasına yaklaştım.
”İlk defa bir insanla iletişim kurmayacaksın ahsen kendine gel dedim içimden.odadan içeri kafamı uzattım
“yardım edebileceğim bir şey var mı “ diye sordum kız olan hemşire “bilmem”dedi sonra Ömer’e döndü
“ömer yardım edebileceği birşey var mı “dedi
Ömer bana bakınca yine nefesim kesilmişti sanki.
Bana baktı elinde flakonu sallarken bana göz kırptı
“Ne yapmak istersin “dedi
Göz kırpmasının şokunu atlatamadan cevap vermeye çalıştım.
“Bilmem “ diyebildim sadece.
“Yok biz hallederiz sen oturabilirsin”deyip bana gülümsedi.Bana gülümsedi.
Ben neye uğradığımı şaşırıp deske doğru yürürken aklımda sadece o kadife gibi yumuşacık sesi ve o gülümsemesi vardı.Uzun bir süre çıkamadım bu halden.Belki de çıkmak da istemiyordum sanki böyle gondola binmişsin de aşağı iniyormuş gibi ya da arabayla tümsekten iniyormuşsun gibi.Tuhaf mutlu edici ve heyecanlı…
Ömer
Servise girdiğimde baktım o kız burda öğleden sonra çalıştığı bölüm kapalı olduğu için buraya yollamışlar.çekingen bir şekilde oturup spanç katlıyordu.kimseyle konuşmadan bakmadan.
Neden bilmiyorum ama içimden onunla konuşmak geldi. Adını sorduğumda bana cevap verirken o gözlerinin gözlerime deyişi bile çekingendi Kimsenin gözleri bu kızın gözleri gibi değildi çok anlamlı bakıyordu gözünde bir ışıltı vardı.bir yıldızın ışıltısı gibi.
Tedavi hazırlamaya gittiğimizde yanımıza geldi yardım edilecek bişey var mı diye sordu soruyu herkese sordu ama gözleri bendeydi hissediyordum.Yapma küçük, lütfen benden kimseye hayır gelmez.Aklıma gelen düşünceleri uzaklaştırmak istedim.Ben çok kendini beğenmiş bir insan olmuştum belki de herkesi bana hayran falan sanıyordum.Herkes bana aşık. Tek bir kişi hariç.
Aklıma gelen gerçekten uzaklaşıp küçük kıza döndüm ve bizim halledeceğimizi ve içeriye oturmasını istedim kız gitti biz de tedavilere devam ettik.